Tüm yazılar
10 dk okuma

Meryem Salman: Buldan Vakfı ve Toplumsal Katkılar

Buldan Eğitim ve Dayanışma Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Meryem Salman ile finans sektöründen sivil toplum liderliğine uzanan ilham verici hikayesini ve Buldan Vakfı'nın genç kızlara dokunuşunu konuştuk.

Meryem Salman: Buldan Vakfı ve Toplumsal Katkılar

Meryem Salman: Bir Köyden Dünyaya Açılan Kapı ve Topluma Geri Veriş

Bu hafta "Bi Demli Çay" podcast'ine Buldan Eğitim ve Dayanışma Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Meryem Salman'ı konuk ettik. Buldan'da doğan ve eğitimini tamamlayan Meryem Hanım, finans sektöründeki başarılı kariyerinden, kredi risk sigortaları alanındaki çalışmalarına ve topluma olan ilham verici katkılarına kadar pek çok konuyu bizlerle paylaştı. Kendi deyimiyle 'gitmek istediği yerden geri dönerek', memleketine ve genç kızlara armağan ettiği Buldan Vakfı'nın hikayesini ve sivil toplumdaki derin tecrübelerini keyifle okuyacaksınız.

Kırsaldan Global Dünyaya Uzanan Bir Yolculuk

Bi Demli Çay: Meryem Hanım, programımıza hoş geldiniz. Bizi kırmayıp konuk olduğunuz için çok teşekkür ederiz. Sizi kısaca tanıyabilir miyiz?

Meryem Salman: Hoş bulduk, çok teşekkür ederim davetiniz için. Aslında söylediklerinizden, hani biz her zaman Buldan Vakfı'nı öne çıkarmak istemiştik, bunu duymak çok güzel, çok mutlu oldum.

Ben Denizli'nin Buldan ilçesinin Beyler köyünün Hatıplar Mahallesi'nde doğdum. Elektriği, suyu olmayan bir yerde... Dedem annemi okula göndermemiş, çünkü köyde başka bir okula kaçırırlar korkusuyla. Hatta birisini bulmuşanneme, o işte mevsimleri, sayıları öğretmiş ama okuma yazmayı öğretmiş, duaları öğretmiş. Annemin ben ilk çocuğuyum, biz beş kız kardeşiz. İkinci kız kardeşimden sonra bizleri okutmak için ilçeye taşınmışlar. Annem bazen anlatır, arkadaşlarından ayrılacağı için çok üzülmüş. Benim 18 yaşına kadar en büyük hayalim Buldan'dan gitmekti.

Bi Demli Çay: Bu zorluklardan dolayı mı?

Meryem Salman: Zorluklardan dolayı değil. Şimdi hani bazen anlam veremiyorum ona ama Buldan bana şey geliyordu, çok böyle dünyadan uzakta bir yer gibi geliyordu. Benim bahsettiğim dönemde televizyon falan yoktu Buldan'da ama çok güzel üç şey vardı: Üç sinema. Her cumartesi pazar annem bizi o sinemalara götürürdü. Ben Buldan'ın dışında bir dünya olduğunu o sinemalardan keşfettim. İkinci keşfettiğim şey de, ilkokula başladığımda okumayı öğrendim. O benim için bambaşka bir dünyaydı. Sonra zaten tüm hayatım boyunca her şeyi okuyarak öğrendim. Annem hep şey der, “Kitap okurken top patlasa duymazmışım.” Ben kitabı yaşardım.

"Ben Buldan'ın dışında bir dünya olduğunu o sinemalardan keşfettim. İkinci keşfettiğim şey de, ilkokula başladığımda okumayı öğrendim. O benim için bambaşka bir dünyaydı."

Neden Buldan'dan gitmek istiyordum bazen onu düşünüyorum ama ona bir anlam veremiyorum, çünkü onca yıl sonra 2014'te daha çok Buldan'a gelmeye başladım. Vizontele filmini herkes hatırlar mesela... İstanbul'da izledim ben o filmi, herkes güldü o filme. Ben hiç gülmedim çünkü ben duygulandım ve belki biraz ağladım. Çünkü her şey gerçekti. Ve o gün şeyi anladım aslında: Yaşadığınız şeyleri ya da bir şeyi değerlendirirken o zamana göre, o zamanda değerlendirmeniz gerekiyor. Sizin için çok hassas olan şeyler yıllar sonra başkaları için komik olabiliyor. Hayatta edindiğim önemli derslerden birisi budur.

Ben fen-matematik bölüm mezunuyum ama hiç matematikle ilgili değildim. Üniversitesi sınavında hep sosyal bölümleri seçtim. Siyasal çok istiyordum ama İktisat Fakültesi'ni kazandım. Fakat çok şanslıydım, 1981 yılında Atatürk'ün 100. yıl dönümü nedeniyle okul birincilerine harika bir seçenek verdiler. Herkes bana ısrar etti, “Tıp yaz, tıp yaz, tıp yaz,” diye. Ama ben siyasal yazdım ve İstanbul Siyasal'ı bitirdim. Sonra masterı kazandım ama o zaman ekonomik nedenlerden dolayı masterı yapamadım ama o gün kendime bir söz verdim, “Bir gün, kaç yaşında olursam olayım, ben bunu yapacağım,” dedim.

Bi Demli Çay: Ve başardınız mı peki?

Meryem Salman: Hiçbir şeyi yarım bırakmamak gibi bir huyum vardır ve 39 yaşında Amsterdam Üniversitesi'nde tezli masterımı yaptım. Vallahi ağlayarak yaptım. Şimdi sosyal bilimlerde İngilizce, yani yabancı bir dilde bir şey yapmak çok kolay değil. Çok değil, ben de bankacı olduğum için hep kendimi bankacılık İngilizcesi'ne yönlendirmiştim. Ağladığım çok oldu. Ama lügatımda vazgeçmek yazmadığı için öyle bir şey yaptım.

Finanstan Sivil Topluma: Buldan Vakfı Nasıl Doğdu?

Bi Demli Çay: Sivil toplumla tanışıklığınız Amsterdam'da başlıyor, öyle değil mi?

Meryem Salman: Evet, 2001'de eşim görevi nedeniyle Amsterdam'a gittim. Kendime şöyle bir şey verdim, “Hayatım boyunca ne yapmaktan hoşlanırım düşünme şansım olmadı, bunu deneyeceğim,” dedim. Bir ay denedim, ne yapmaktan hoşlanacağımı bulamadım ama hoşlanmadığım şeyi buldum: Evde oturmak istemiyorum. Bu arada master hazırlıkları başlamıştı. Ben bir şirket kurdum Amsterdam'da. Şirketimin ismini Agent Town koydum. Önce denizden bir şirketin ürünlerini pazarladım. Ama o zaman sivil toplumla tanıştım Amsterdam'da.

İdari ateşemizle tanışmıştım, o dedi ki, “Sen de gelirsen biz Türkiye'deki genç kızlara destek olmaya çalışıyoruz, sen de gel.” Davet etti beni, ben de o grubun içine girdim. Sonra bir süre sonra şey dediler bana, “Sen aynı anda bir sürü şey yapıyorsun, bunun da başkanlığını yap.” NATO'daki askerlerimizin eşlerinin kurduğu, ben oradayken 25 yıllık bir organizasyondu, resmi bir niteliği yoktu, bir topluluktu. On yıl boyunca onun başkanlığını yaptım ve ben hayatımın işini keşfettim orada. Ben onu yapmaktan çok hoşlandım, çok mutlu oldum. Ben ayrılırken orada mesela 45 tane öğrencimiz olmuştu. O gençlerden gelen mektupları, mesajları okumak çok hoşuma gitti.

Bi Demli Çay · Shot
Sen de hikâyeni kısa formatta paylaşmak ister misin?

2014'te işte artık yavaş yavaş yaşlandım. Bir de Ali Express'in sahibinin bir sözü var biliyorsunuz, “40'a kadar işte kendinize edineceksiniz, 50'ye kadar kendiniz için çalışacaksınız, 50'den sonra da bir şeyleri topluma geri vermeye çalışacaksınız.” Buldan'a daha çok sık gelmeye başladım. Bankacılık çok yoğun bir meslekti, senede bir hafta ya da bayramlarda iki günlüğüne gelebiliyordum. 2014'te belediye seçimlerinden sonra Kent Konseyi kurulacaktı, bana da, “Bu projede çalışır mısınız?” dediler. Ben de projeyi hazırladım. Hatta Bursa Nilüfer Belediyesi'nin Kent Konseyi'ni örnek aldık, tüm yönetmeliklerini hazırladık. Tüm sivil toplum kuruluşlarını davet ettik.

Seçimde 34 tane daha aday vardı, kaymakam bey herkese soruyordu, “Kent Konseyi nedir?” diye. Kimse cevap vermedi, “Başkan olursak öğreniriz,” gibi cevaplar verdiler. Ben de tabii projeyi hazırlayan biri olarak konuya hakimdim. Kent Konseyi nedir, ne değildir anlatınca, beni tanımayan o kadar insan bana oy verdi, ben Başkan oldum oy çokluğuyla. O seçimde dediler ki, “Kendi ekibini seç.” Benim bankacılıkta hayatım boyunca hiç ekip seçme şansım olmadı. Hıhı. Ben dedim gönüllü olan, bunda çalışmak isteyen herkes olabilir. Yedi kişi belirlendi ve biz o yedi kişiyle ilk kez tanışarak Kent Konseyi'ne başladık. Ama ikinci yılın sonunda faaliyetlerin yapılması beklenmediği için ben dedim ki, “Ben bu işi yapmak istemiyorum artık, çünkü zaten her şeyi kendimiz yapıyoruz.”

Biz hep birlikte çocuk meclisimizin yaptığı bir projeyle uluslararası ödül aldık. Sonra dedik ki, “Biz bu işi seviyoruz, yine o yedi kişiyle beraber biz bir şey kuralım, Buldan Vakfı'nı kuralım. Böylece kendi istediğimiz iyilikleri yaparız, göstermelik şovları değil.” Ve o yedi kişinin hepsi birlikte ikinci döneme aday olmadı. Biz ne yaparız ne yapabiliriz diye ben Siyasal Bilgiler mezunuyum. Kamuda çok çalışan arkadaşım var. Onların da görüşlerini alarak Buldan Vakfı'nı kurduk ama biraz süreç uzun oldu. Çünkü Şubat'ta başvurduk mahkemeye, 4 Eylül'ü verdi. 4 Eylül'ü verince çok hoşumuza gitti, Buldan'ın düşman işgalinden kurtuluş yıldönümü olması nedeniyle çok anlamlı oldu.

O arada da tarihi bir binayı satın almıştık. Onun da restorasyonu derken biz 2016 yılında Eylül'de faaliyete başladık. Tabii ilk önce on tane falan öğrencimiz vardı, bu kadar profesyonel değildik ama herkes bizimle dalga geçti, çünkü hiçbiriniz çok zengin insanlar değilsiniz. Vakıfta şey gerekiyor biliyorsunuz, sermayeler, binalar falan ama biz dedik ki biz eğitimimizi kaynağa dönüştüreceğiz, dünyadaki yeniliği kullanıp. Ve bugün işte yüz öğrenciye destek veren, toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda çalışmalar yapan ve ikinci stratejik planı da sivil düşte yapan bir kurum olduk, çok harika.

Bi Demli Çay: Buldan Vakfının genel olarak desteklediği öğrenci kitlesi veya bir yapısı var mıdır?

Meryem Salman: Biz genç kızları destekliyoruz, genç kızlar temel odağımızda evet evet. Ama biz sadece burs vermiyoruz. Biz kendi yetiştiğimiz çağda yoksunluğunu çektiğimiz her şeyi vermek istiyoruz. Onları rol modellerle buluşturuyoruz, gelişen dünyada öğrenmeleri gereken, onları geleceğe hazırlayan konularda uzmanlarla buluşturuyoruz; yaşam koçlarıyla, mentörlerle buluşturuyoruz. İki tane mentörlük programına üyeyiz: Milyon Kadına Mentör Türkiye'de, Mentors Without Borders diye uluslararası bir kurum. Bunun yanında ihtiyacı olan arkadaşlara psikolojik destek sağlıyoruz. Aslında biz kendimiz lisede okurken ya da işte Buldan'da yaşarken neye ihtiyacımız vardı ve neye ulaşamıyorsak onu sağlamaya çalışıyoruz.

"Aslında biz kendimiz lisede okurken ya da işte Buldan'da yaşarken neye ihtiyacımız vardı ve neye ulaşamıyorsak onu sağlamaya çalışıyoruz."

Hani mesela burada şeyi anlatabilirim. Bir gün bir öğrencimize ulaştık biz, bunu anlatmaktan çok mutlu oluyorum, çünkü birinin hayatını etkilemek benim için çok değerli. Sonra bizim öğrencilerimiz bizimle birlikte çalışıyor, mezun olan iki tane öğrencimiz var, master yapıyorlar, o arada bizimle çalışıyorlar. Telefonuna bakmış. Hattından telefonunun borcu yüzünden kapandığını keşfetmiş. Önce onun telefonunun borcunu ödedik, sonra ona ulaştık. Tıp dördüncü sınıftaydı ve okulu bırakmayı düşünüyordu, çünkü hayatın zorlukları nedeniyle okulu bırakaktı. Fakat biz onun tıbbı bitirmesini sağladık desteklerle. Şimdi geçen sene intern oldu. Maaş aldığı gün bizi aradı, “Artık bana burs vermeyin,” diye. Bu çok güzel bir duygu, bir şeye yarıyor olmak.

Meryem Salman'ın Hayatına Yön Veren Kelimeler

Bi Demli Çay: Şimdi sizin için beş kelime derledik. Ben size tek tek söylediğimde, bu kelimelere ne anlam ifade ediyor, bir cümleyle hissiyatınızı almak istiyoruz. Başlıyorum: Eğitim.

Meryem Salman: Eğitim hayatı değiştirir.

Bi Demli Çay: Buldan.

Meryem Salman: Güven duyduğum yer, güvende hissettiğim yer.

Bi Demli Çay: Simit.

Meryem Salman: Vallahi Buldan'ın ünlü olmasına katkıda bulunan şey diyeceğim, çünkü son günlerde çok popüler.

Bi Demli Çay: Sivil toplum.

Açık Deniz
Açık Deniz'in yeni bölümlerini ve sponsorluk fırsatlarını keşfet.

Meryem Salman: Sivil toplum doğru kullanılırsa dünyayı değiştirecek güç bence.

Bi Demli Çay: Z kuşağı.

Meryem Salman: Ben onlara çok güveniyorum. Bizlerden farklılar, düşünce tarzları farklı ama onların bizim yapamadığımız şeyleri yapacağına yürekten inanıyorum.

Sürdürülebilirlik ve Sivil Toplum İş Birliği

Bi Demli Çay: Sürdürülebilirlik konusunda iş dünyası ile sivil toplum nasıl işbirliği yapabilir?

Meryem Salman: Şimdi bildiğiniz gibi bizim çalıştığımız konuda, yani kadın ve kız çocukların eğitimi konusu, Birleşmiş Milletler'in belirlediği 1000 yıllık kalkınma hedefleri arasında yer alan 17 sorundan birisi. Bunu İsveç başarmış ama nasıl başarmış? 1930'larda başarmış toplumsal cinsiyet eşitliğini ama yalnız başarmamış; devlet, özel sektör, sivil toplum hep birlikte çalışmış. Yani ben sürdürülebilirliğin sadece sivil toplumun görevi ya da devletin ya da özel sektörün değil, hep birlikte başarılabilir olduğuna inanıyorum.

Ben özel sektörden ne bekliyorum? Onların zaten son yıllarda hepimiz görüyoruz, harika sosyal sorumluluk projeleri yapılıyor. Denizli'de bunu yapan harika şirketlerimiz var. Birlikte çalışırsak İsveç'in başardığı şeye ulaşırız. Çünkü toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamak öyle slogan değil. Şu an 132 yıl olduğu söyleniyor. Bu topyekün kalkınmanın bir aracı olarak, yani kadınların ekonomide daha çok yer almasını sağlamak için ya da mor ekonomide çalışan kadınlara destek olmak için hep birlikte çalışmamız lazım ki tüm toplum olarak kalkınalım.

En Büyük Gurur: Buldan Vakfı'nın Kurucusu Olmak

Bi Demli Çay: Bugüne kadar yaptığınız sosyal sorumluluk projeleri arasında sizi en çok gururlandıran hangisiydi ve neden?

Meryem Salman: Ben kendimi biraz sosyal girişimci olarak tanımlıyorum. İki tane aktif girişimim var ama beni en mutlu eden, en gurur duyduğum girişimim Buldan Vakfı'nın kuruluşuna diğer arkadaşlarımla birlikte aracı olmaktır. Bu soru benim için cevaplanması en kolay soru. Ben her gece yatarken “İyi ki böyle bir şey yapmışım,” diyorum ve her mezuniyet fotoğrafı geldiği zaman da çok mutlu oluyorum. Bunun nedeni de, artık kendi koluna bir altın bilezik taktı. Bundan sonra bir sürü şey tercih edebilir ama bir gün ihtiyacı olduğunda o altın bileziği kullanabilecek. Kimseye muhtaç olmadan, hatta bir öğrencimin söylediği şekliyle, kimsenin merhametine ihtiyacı olmadan hayatını sürdürecek. Bu benim için çok büyük bir mutluluk.

Bi Demli Çay: Meryem Hanım, programımıza gelip bizi kırmadığınız için çok teşekkür ederiz. İyi ki sizi tanıdık. Eklemek istediğiniz son bir şeyler var mı?

Meryem Salman: Biz yeni bir vakıfız ve yavaş yavaş işbirlikleri yapıyoruz. Birlikte bir şeyler yapmanın gücüne inanıyorum. Biz Anadolu'nun ufacık bir ilçesinde, taşrada bir vakıfız. Birlikte çok daha büyük işler yapabiliriz. En son projemiz işte, yeni bir projemiz geçti Yaşar Üniversitesi ile yapacağız. Daha çok kurum olsun ama birlikte çalışalım. Keşke her ilde, her ilçede, her köyde bir şeyler olsa, hep birlikte yapsak. Bizim takım egolarımızın hem sivil toplum kuruluşları olarak, hem bütün kurumlar olarak hem de kişiler olarak birlikte çok daha güzel şeyler yapıp artık bu konuyu bir kenara atalım. Tüm dünyada farklı şekillerde bu sorunlar var. Bunu başarmış olan birkaç ülke var. Ben sadece kadın ve kız çocukların değil, herkes mutlu olsun diyorum. Çünkü mutlu insandan kimseye zarar gelmez ben buna inanıyorum. Ama tabii ki dünya annelerin elinde olduğu için, kadınlar mutlu olduğu dünyada mutsuzluk azalacağına inanıyorum ben de. Davetiniz için çok teşekkür ediyorum.

Bi Demli Çay: Biz teşekkür ederiz. Evet, bu bölümümüzde konuğumuz Meryem Salman'dı. Gelecek bölümlerde yeni konuklarla karşınızda olacağız.


Bölümü izlemek için

#Meryem Salman#Buldan Vakfı#sivil toplum#eğitim#podcast

İlgili yazılar