Tüm yazılar
9 dk okuma

Şule Ozan Binboğa & Şeyma Ozan: Kayra Designer Store'un Hik…

Kayra Designer Store kurucuları Şule Ozan Binboğa ve Şeyma Ozan, mimarlıktan mağazacılığa uzanan ilham verici yolculuklarını ve işlerine kattıkları sanatsal dokunuşu anlatıyor.

Şule Ozan Binboğa & Şeyma Ozan: Kayra Designer Store'un Hik…

Bi Demli Çay: Kayra Designer Store'un Büyülü Dünyasıyla Tanışın

"Bi Demli Çay"ın bu bölümünde, Kayra Designer Store'un kurucuları Şule Ozan Binboğa ve Şeyma Ozan kardeşleri ağırladık. Şule ve Şeyma Hanım, showroomlarında bizlere hem dünya markalarını tanıttılar hem de işlerini aşkla nasıl bir sanat eserine dönüştürdüklerini anlattılar. Kadın girişimciliğinin ve hayallerin peşinden gitmenin ilham verici hikayesini bu sohbette bulacaksınız.


Hayallerle Başlayan Bir Yolculuk: Şule ve Şeyma Ozan

Bi Demli Çay: Şule Hanım, bize biraz kendinizden bahseder misiniz?

Şule Ozan Binboğa: İsmim Şule Ozan Binboğa, mimarım. 2005 yılında üniversiteden mezun oldum ve o günden beri aktif olarak iş hayatındayım. Mimarlık yapıyorum, ancak zamanla mesleğim biraz daha farklı bir alana evrildi, özelleşti. Bugün de hala keyif alarak işime devam ediyorum.

Bi Demli Çay: Peki Şeyma Hanım, sizi tanıyalım.

Şeyma Ozan: Üç kız çocuğu olan bir ailenin ortanca kızıyım. Ortanca olmak farklıdır. Kütahya'da doğdum, sonrasında babamın mesleği dolayısıyla birçok ilde ikamet etmek durumunda kaldık. En son durak Denizli oldu, memleketimize geri dönüş. Liseye kadar farklı yerlerde yaşadıktan sonra üniversitede Denizli Pamukkale Üniversitesi İnşaat Mühendisliği'nden 2014 yılında mezun oldum. 2010'da üniversiteye başladım ve zaten üniversite okurken de aktif olarak çalışıyordum.

Bi Demli Çay: İnşaat mühendisi Şeyma, mimar Şule. Ama bugün yaptığınız iş başka bir şey, bir mağazacılık ortamındayız. Bir gününüz nasıl geçiyor?

Şule Ozan Binboğa: Aslında mesleklerimiz bizi buraya kanalize etti. Halen aktif olarak mimarlık yapıyoruz. Şeyma da mühendislikte edindiği sayısal birimleri işimizde çok ciddi kullanıyor. O yüzden ikimizin de mesleki olarak sivrildiği noktalar var ve şirkette birbirimizi tamamlıyoruz. Bir günde ne yapıyoruz aslında? Tabi kendimden bahsederken iki çocuk annesi olduğumu, evli olduğumu söylemedim. Gün çocuklarla başlıyor, aileyle başlıyor. Günün ilk saatleri onların. Sonrasında da artık mağazada oluyorum ya da çok bilinmeyen yönümüzle senede bir ya da iki yaptığımız ve uzun seneler boyunca devam eden şantiyelerimiz oluyor. Onların takiplerini yapıyoruz, danışmanlık yapıyoruz.

"Aslında biz de hep merak ettik. Bir mekanı kurgularken kesinlikle o mekanın neyi yaşatmak istediği çok önemli bizim için. O atmosferi vermemiz için önce o temaya oturtmamız gerekiyor. Bu mekanda neyi hissetmek istiyoruz, neyi yaşamak istiyoruz, deneyimlemek istediğimiz şey çok önemli. Ona uygun şekilde kompozisyon oluşuyor. O yüzden bir işe başlarken deriz ki hedef ne, hayal ne, vizyon ne?"

Şeyma Ozan: Danışmanlık aslında bir nevi vizyon danışmanlığı. Bir markanın ruhu olmalı, bir hikayesi olmalı ve o ruh yaşamalı. Marka üç senelik bir şey değil, yıllarını alıyor oluşması ve o markanın artık bizim için birey ve ömürlük olması gerek. Biz olmadığımız zaman da, sahipleri olmadığı zaman da o marka devam etmeli, değer katmaya devam etmeli. Aynı vizyonda devam etmeli.


İş Hayatı ve Dönüm Noktaları

Bi Demli Çay: Peki, sektörle tanışmanız nasıl oldu?

Bi Demli Çay · Shot
Sen de hikâyeni kısa formatta paylaşmak ister misin?

Şule Ozan Binboğa: Ben 2005 yılında inşaat mühendislerinin olduğu bir şirkette tek mimar olarak işe başladım. Herhalde o günden beri hep merakımla öğreniyorum diyebiliriz. İki-üç sene onlarla birlikte çalıştım. Sonrasında da bireysel ofisimi açtım. O süreçlerde ne kadar çok gezersen, ne kadar çok deneyimlersen, ne kadar çok yaşarsan bir mimar aslında o kadar çok kendini geliştiriyormuş. Burada da şuna hiç atlamak istemiyorum, mezun olduğum seneydi Tatlio Özden'le tanıştım, Togay Mimarlık'ın ortaklarından. Benim hayatımı değiştiren insanlardan biri oydu sanırım. Bana dedi ki: "Bir mimar her ortama girmeli, her deneyimi yaşamalı, herkesle tanışmalı ve herkesle konuşmalı." Bu benim ondan sonra rehberim oldu diyebiliriz. Çünkü bir mimar eczane de tasarlayabilir, bir mimar bar da tasarlayabilir, bir mimar cami de tasarlayabilir. Oraları tasarlaması için o mekanlarda zaman geçirmesi gerekir. O barın arkasında bir kokteyl hazırlaması gerekir, o caminin mihrabına çıkması gerekir.

Bi Demli Çay: 2009 yılı sizin için bir dönüm noktası olmuş, orada Şeyma Hanım'ın da rolü var sanırım.

Şule Ozan Binboğa: Evet, 2009 yılıydı ve benim için de bir dönüm noktasıydı o yıl. Çok fazla iç mekan işi aldım ve sonrasında da bir özel hastanenin iç mekan tasarımını aldım. Biz aslında üç kişilik bir kadroda o dönemde, kalabalık bir ekip değildik. Arkadaşlarım vardı, dışarıda çalışan, onlardan destek istedim. Şeyma da lise sondu, az çok sayısalcı ve çalışkan bir kız. Dedim ki: "Şeyma, sen de yardım edeceksin bana." Hep birlikte il dışına gidiyoruz, hastanenin ölçülerini alıyoruz, işlerini yapıyoruz falan. Bayağı uzun süre o dönem birlikte çalıştık.

Bi Demli Çay: Şeyma Hanım, sizin sektöre girişiniz de böyle mi oldu?

Şeyma Ozan: Evet, 2009'da lise sondu. Sınava hazırlanıyordum ve bir taraftan da bu ölçü alma vesaire derken işle tanışmış oldum. İş hayatı ile orada tanışmış oldum. O süreçten sonra üniversite tercih sürecim başladı. 2010 Pamukkale Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Fakültesi'ne giriş yaptım. Aslında öncesinde bir inşaat mühendisliği hayalim yoktu benim için.

Bi Demli Çay: Sanırım en büyük dönüm noktalarınızdan biri, Şule Hanım'ın rahatsızlığı döneminde Şeyma Hanım'ın sorumluluk alması olmuş.

Şule Ozan Binboğa: O süreçte dekorasyon aktif devam ediyordu, şantiyeler devam ediyordu. O süreçte ben bir rahatsızlık yaşadım. İkinci sınıftı sanırım Şeyma. Altı ay evde kalmak zorunda kaldım ve bu aniden gelişen bir durumdu. Birçok proje vardı, üç tane yarım kalan villa projesi vardı, onların tamamlanması gerekiyordu. Birdenbire sabah kalkamadım ve ustalar şantiyede mimarı bekliyordu. En kritik dönemlerden biriydi. Müşteri memnuniyetini zedelememem lazım, devam eden işi durduramazsın.

"Mezun olan birçok insanın yapamayacağı şeyleri yapmak zorunda kaldı. Ben neredeyse şuursuz yaptım diyebilirim. Bir gün bir baktım Şeyma'nın bütün dudakları patlamış böyle, artık çocuğun siması değişmiş. Ama geliyor, bana soruyor, koşturuyor, şantiyeye gidiyor, koşturuyor, imalatlara gidiyor. Tam böyle teslim aşaması yani her şeyin birebir takip edilmesi gereken zaman. Bir işin içine düştüğünüz zaman en hızlı öğrendiğiniz süreç."

Şeyma Ozan: Ablam o dönemde rahatsızlandı. Benim rüştümü ispatladığım dönem diyebiliriz. Mezun olduğumda birçok insanın yapamayacağı şeyleri yapmak zorunda kaldım. Hani bir işin içine düştüğünüz zaman en hızlı öğrendiğiniz süreçtir. Ben sorumluluğu çok üst düzeylerde taşıyan bir insanımdır, ne iş alırsa alsın üstüne. Dolayısıyla öyle bir sorumluluk duygusu olunca gerçekten tüm şantiyelere yüklendim ve en iyi şekilde yaptım. O zaman Kayra Mimarlık'tı firmamızın ismi. Mezuniyetimden sonra da devam ettim.

Şule Ozan Binboğa: Benim arkamı dayayabileceğim, hiç gözümü sakınmadan bırakabileceğim yanımda birisi olmuş oldu. Ve bu bence insan hayatında, iş hayatında bence en büyük lüksü diyebiliriz. Çok hızlı ilerledi her şey, hiç anlamadık diyebiliriz 2020'ye kadar.


Mağazacılık, Pandemi ve Sosyal Medya

Bi Demli Çay: 2020'ye kadar bir mağazacılık yoktu değil mi?

Şule Ozan Binboğa: Hatta şöyle bir durumumuz da oldu. İlk çıkış noktamız Maisons du Monde markasıydı. Şeyma ile yazıştık, yazışmaları yaptık, gittik, İstanbul'da görüşmemizi yaptık, okeyleştik, sözleşmemizi imzaladık ve dedik ki: "Ülkede kriz var, biraz daha bekleyelim." O süreçte Şeyma Amerika'ya gitti, iyi ki de gitti aslında.

Şeyma Ozan: Ben gittiğimde aslında sözleşmeyi daha imzalamamıştık marka ile. Tanıştık markayla, çok seviyoruz, olmasını istiyoruz ama tabii ortam çok akıcı değil, yani piyasa. Amerika'ya gitme şansım oldu, bir ay kaldım orada. Gerçekten markayı araştırdığımda ve gördüğümde dedim ki: "Yani bu markaya yatırım yapılabilir." Çünkü gerçekten ruhu olan, hikayesi olan, insana dokunan ve her şeyi çok detay detay işlemişler, her şeyi çok düşünmüşler. Biz de öyle işliyoruz, tek tek düşünüyoruz. Projelerde bütün detaylar bizim için çok önemli. Ürünlerin tamamında bu hikaye var zaten, yani her ürünün bir hikayesi var. Bu mağazaya girmiyor diyebiliriz yani bu mağazaya girdiyse bir marka emin olun çok çok değerli bir markadır.

Açık Deniz
Açık Deniz'in yeni bölümlerini ve sponsorluk fırsatlarını keşfet.

Bi Demli Çay: Tam da mağazayı açtınız, pandemi başladı.

Şule Ozan Binboğa: 2020'de mağazayı açıyoruz. Bir hafta sonra pandemi fısıltıları Türkiye'ye geldi. Hiçbir şey yoktu daha. Ürünleri çektik, mağazayı döşedik, sabahlara kadar çalıştık. Başka ürün grupları da çalıştık bu süreçte. Şimdiki Forum Çamlık'ın yakınındaki ofisimizi mağazaya çevirdiniz. Benim için keyifli gibi ama o süreçleri yaşamadan çok zordu. Çok ciddi bir maliyetle yatırım yapıyorsunuz. Annemiz, babamız bize hiçbir zaman "yapmayın" demediler ama hep kafalarında bir soru işareti vardı: "Denizli buna hazır mı?" Bir soru vardı. Çünkü bugünlere gelirken onların size büyük bir desteği var, doğru mu? Ama bizim hep böyle "deliliklerimiz" oluyor ki o deliliklerle bazı şeyler geliyor. Unutmuyorum, biz Şeyma ile böyle olunca üçüncüyü de sürüklüyoruz, Betül'ü. O daha realist, daha sakin yaşamayı seven bir hukukçu. O da bizimle çalışıyor ister istemez. Oturdu, kapının önünde ağlıyordu. "Mağazalar kapalı, biz ne yapacağız şimdi?" dedi.

Şeyma Ozan: Babam dedi ki: "Kızım borcumuz var mı?" "Yok." dedi. "Kendi bütçemiz nispetinde yaptık ne yaptıysak." "O zaman dedi, korkmayın, oturun. Malınız dükkanınızda dursun. Ne yapabiliyorsanız onu yapın." Ve ne oldu? Sosyal medya kapılarını açtı. O süreçte de biz çılgınlar gibi Instagram'ı kullanıp Instagram'dan satış yapmayı öğrendik diyebiliriz. Birçok sektör aslında bu sosyal medyayı iyi kullandılar, faydalandılar. Sizler de bunlardan birisiniz.

Şule Ozan Binboğa: Hele ki o pandemi süreci çok enteresandı. İnsanlar uyumadılar, yazıştılar. Biz de yazıştık. Bizim için farklı bir deneyim oldu o süreçte. Gerçekten biz evde sıkılamadık diyebiliriz. Geceleri yazışıyorduk, gündüzleri yazışıyorduk. Sırayla ben çıkmıyordum çocuklardan dolayı ama Şeyma'yla bütün sırayla gidip kargoları yapıyorduk. Bizim mağazacılığımız aslında sosyal medyayla başlamış oldu.


Yeni Mağaza ve Gelecek Vizyonu

Bi Demli Çay: Peki sonrasında şu anki mağazanıza geçiş nasıl oldu?

Şule Ozan Binboğa: Büyüme kararımız gerçekten riskli bir dönemdeydi. Biz tabii mağazayı oturtmaya başladık. Farklı markalarla da kurumsal bazlı çalışmaya devam ediyoruz müşterilerimiz için. Yargıcı markasının hom'unu çok seviyoruz. Çok hızlı oldu gerçekten. Altı yedi ay gibi bir sürenin içerisinde biz aslında büyük adımlar atmış olduk. Forum'da bir mağaza sahibi olmuş olduk. Bu süreçte AVM kültürünü orada tanımış olduk, edinmiş olduk. AVM tabii biraz daha farklı cadde mağazasına göre. Pandemiyle birlikte zorlayıcı bir süreci vardı. Biz orada dokuz ay kadar bulunduk, sonrasında ama AVM'de devam edemedik. Çünkü pandemi çok zorlayıcı bir süreçteydi o zaman. Müşteriye biz orada dokunamadık, istediği hizmeti veremiyorduk. Orada müşterinin özel hissetmesi çok zor. O kadar hızlı bir sirkülasyon var ki AVM'nin içinde. Ama bizim de hayalimiz, müşteriye bir alışveriş deneyimi yaşatmak. Bu markayla ki Yargıcı bunu çok iyi sağlayabilen bir marka. Ve orada olmamalıydı bize göre. Bizim hayalimiz hep şu anki bulunduğumuz caddedeydi. Bu caddenin özelliği ne? Kendi eteği görmedi mi, merak etmedi mi olduğu bir cadde burası.

"Bizim için fark yaratmak demek, kalbinin sesini dinlemek demek. Güvendiğimiz iş ortaklarımıza, çalıştığımız firmalardaki arkadaşlarımıza, ama bu markanın büyüme sürecinde hep onlar farklı bir fikirde oldu, biz farklı bir fikirde olduk ve biz kalbimizin sesini dinledik diyebiliriz."

Şeyma Ozan: Şöyle bir şey var, ben mesela ilk başladığım günden beri onu savunuyorum. Ne içinden geliyorsa ve hayal ediyorsan ve kafana koyduysan, onu yapana kadar durmuyorum, duramıyorum. Çünkü istemsiz bir şekilde bu devam ediyor. Aynı şey Şule ablamda da var. Orta noktada buluşabilince çok keyifli ilerliyor işler. Sonuç ortada.

Şule Ozan Binboğa: Yani ikimiz çok farklı karakterlerdeyiz ama bütünleyici davrandığımız için bu bizi ileriye taşıyor. Hedeflediğimiz şeyin peşini bırakmayız. Bugün değilse yarın, yarın değilse öbür gün. Gerçekten markalarımıza baktığımız zaman hep size dokunan markalar. Hepsinin hikayesi olan, hepsi özel ürünler, düşünülmüş ürünler. Onun haricinde bir de aksesuar grubumuz var. O grupta tamamen evlerini daha böyle şık döşemek isteyen müşterilere hitap ediyor. Şık ürünler bulunduğu için.


Bölümü izlemek için

#Şule Ozan Binboğa#Şeyma Ozan#Kayra Designer Store#podcast

İlgili yazılar