Sibel Aysu: Öğretmenlikten Girişimciliğe İlham Veren Bir Yol
Aysu Tekstil'in kurucusu Sibel Aysu, öğretmenlikten girişimciliğe uzanan hikayesini, Little Gusto ve 3D Teknomarket markalarının doğuşunu, sivil toplumdaki aktif rolünü ve kadın girişimcilere ilham v…

Zeytaş Çelik Makine'nin ana sponsoru olduğu "Bi Demli Çay" programının bu bölümünde, Aysu Tekstil Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve aynı zamanda Little Gusto, Aircosy, 3D Teknomarket gibi markaların kurucusu Sibel Aysu'yu ağırladık. Sibel Aysu ile iş hayatındaki başarılarını, girişimcilik serüvenini, kadın girişimcilere ilham veren tavsiyelerini ve sivil toplumdaki aktif rolünü konuştuk. Keyifli bir sohbet bizleri bekliyor.
Öğretmenlikten Girişimciliğe Bir Dönüşüm
Bi Demli Çay: Sibel Hanım, programımıza hoş geldiniz. Bizimle birlikte olduğunuz için teşekkür ederiz. Sizi kısaca tanımak ve hayat hikayenizi dinlemek istiyoruz. Bize nereden bahsedersiniz?
Sibel Aysu: Hoş bulduk. Teşekkür ederim. Ben 99 yılında Hacettepe Üniversitesi İngiliz Dil Bilimi'nden mezun olarak Denizli'ye geldim. Öğretmen çocuğu olduğum için ailemin benden bir memur olma beklentisi vardı ve nitekim öyle de oldu. Babamla bir anlaşma yaparak Denizli'de Anafartalar Süper Lisesi'nde İngilizce öğretmeni olarak göreve başladım ve bu işte 10 yıl çalıştım.
2002 yılında eşimle tanışıp evlendikten sonra hayatımda yeni bir dönem başladı. Eşim askerden yeni dönmüştü ve tekstil sektöründe hayalleri vardı. Denizli'de malum tekstil çok yaygın. İlk başlarda küçük bir fason atölyesi vardı, havlu, bornoz, hatta bebek tekstili üretiyorlardı. 10-13 kişilik bir kadroyla çalışıyorduk. 2004 ve 2005 yıllarında çocuklarımız doğduktan sonra eşimle birlikte ''Bir şeyler yapmalıyız, farklı bir şey yapmalıyız'' diye düşünmeye başladık. Denizli'de herkes ev tekstiline yöneldiği için biz de farklılaşmak istedik ve bebek tekstiline odaklandık. O dönemde bunu yapan çok azdı. Benim annelik deneyimim, İngilizce öğretmenliğimden gelen merakım ve eşimin teknik bilgisi, nakış ve makine bilgisi bizi bu alanda birleştirdi.
Yaklaşık beş yıl boyunca sabah okula gidip, öğleden sonra atölyeye gittiğim bir düzenim oldu. Çocuklarımın da olduğu bu yoğun dönemde, sabah öğretmen, öğleden sonra tekstilci olmaya çalışan, akşam da anne olan bir tempom vardı. İlk müşteri toplantılarımızı hatırlıyorum, tenis maçı idare eder gibiydim. Eşim bir şey söylüyor, müşteri bir şey söylüyor, ben sadece çevirmenlik yapıyorum. Zamanla işlere hakim olmaya başladım ve müşterilerim çoğaldı. Sabahları bana ulaşamayan müşterilerim rahatsız olmaya başladı. Eşim de ''Artık bırakma zamanı, hem çok yoruluyorsun hem de burayı beslememiz gerekiyor'' diye ısrar ediyordu. Ben de bir yıl ücretsiz izin alıp denemeye karar verdim. Memur çocuğu olduğum için ticari hayata uyum sağlayabilecek miyim diye endişelerim vardı. Bir de çok sevdiğim öğretmenlik mesleğini bırakmak kolay değildi. Bir yıl içinde çok hırslandım ve Aysu Tekstil'i belli bir yere getirdim. O yılımız çok başarılı geçti ve sonunda istifa ettim. Hatta yeğenim "Teyze şimdi İngilizce sorularımızı kime soracağım?" diye espri yapmıştı. Bu hala mahallemizde konuşulup gülüşülen bir anıdır.
2010 yılında istifa ettikten sonra Aysu Tekstil başka bir yere sıçradı. Şu anki fabrikamızı kurduk, bünyemizi genişlettik. Nakış ve yeni makineler ekledik. Şunu belirtmek isterim ki biz kumaşımızı dışarıdan alan bir konfeksiyon firmasıyız. Kumaş işine hiç girmedik. Denizli'de çok sağlam kumaş üreticileriyle çalışıyoruz. Biz kumaşımızı alır, nakışları diker, biçer ve paketleriz. Denim tekstili uzmanlık alanı olduğu için bu çok önemli.
"Hayallerden hiçbir zaman vazgeçmemek gerekiyor. Mutlaka ki işte benim param yok işletme Açamam Yok onu yapamam bunu yapamam bunu çok güzel araştırmak lazım Bununla ilgili yardım eden çok kuruluşlar var onlarla irtibata geçilebilir..."
Little Gusto'nun Doğuşu ve Küresel Pazar Hedefleri
Bi Demli Çay: Bebek giyimi aslında firmanızın uzmanlaşmaya başladığı alan. Peki bu dönemde bir marka doğdu mu?
Sibel Aysu: Marka oluşturmayı çok istedim yıllarca. Küçük girişimlerim de oldu ama eşim hep "Dur, dur, dur, biz şu an üreticiyiz, ona sırası değil" derdi. En sonunda üç yıl önce Little Gusto doğdu. İyi ki de doğmuş! Keşke daha önce doğabilseydi ama her şeyin bir zamanı olduğuna inanırım.
Bi Demli Çay: Markanızın ismi çok güzel, Little Gusto. Bir hikayesi veya manası var mı?
Sibel Aysu: Çok düşündük, bir sürü isim geldi gitti, araştırdık. Gusto, "zevk sahibi" demek. Ne yaptığını, ne yediğini, ne içtiğini, ne giydiğini çok iyi bilen demek. Eski şairlerimiz de "Çok güzel bir gustosu var" derlermiş. Oradan yola çıktık; zevk sahibi çocuklar anlamında. Gusto'yu küçüğe indirgemek, bir çocuk ya da bebek markası kimliğine büründürebilmek için başına "Little" ekledik. Little Gustolarımız var şimdi bizim. Benim içime çok sindi.
Bi Demli Çay: Hedef pazarlarınız ya da şu an aktif olarak ihracat yaptığınız noktalar nereler?
Sibel Aysu: İlk ihracatımızı Amerika'ya yaptık. Sonrasında Avustralya'ya şu an hazırlanıyor. Bulgaristan'a gönderim yaptık bu hafta. İngiltere'de bir şirket kurduk, oradaki oluşuma gittik. Hem pazar araştırması yaptım hem de İngiltere'yi çok severim, bu da çok büyük bir etken oldu. Oradan başlayalım dedik bu yolculuğa. Daha çok yeni, bakalım hayat ne getirecek.
Tekstilden Teknolojiye: 3D Teknomarket Serüveni
Bi Demli Çay: Tekstilin dışında başka yatırımlarınız da var değil mi?
Sibel Aysu: Evet, yaklaşık bir yıl kadar önce 3D Teknomarket adlı şirketi kurduk. Bunun da ayrı bir hikayesi var. Eşimin önderliği oldu, o çok istedi. Ben biraz teknolojiden kopuk olduğum için ilk başlarda çok olmayacakmış gibi geldi, ayak direttim. Ama bu ayak diretme aslında şöyle güzel oldu: O bana hep çalışa çalışa geldi, "Bak şöyle olur, böyle olur, böyle yapmalıyız" gibi. Süreci takip ettikçe ben de orada bir ışık olduğunu gördüm.
Sonrasında, 1 yıl 2 ay oluyor o şirketi kurduğumuz. Yurt dışından 3D yazıcılar getiriyoruz, distribütörlüklerini alıyoruz ve Türkiye'de bunların satışını ve dağıtımını yapıyoruz. Bir ağ kurduk, toptancılarımız var, güzel bir ekip kurduk; mühendislerimiz, teknik elemanlarımız var. Sattıktan sonra arkadaki ekibimiz çok sağlam, sürekli destek ekibimiz var.
Bu bir kısmı 3D'nin. Diğer bir kısmı da tersine mühendislik yapmak istiyoruz orada. Firmalarla birlikte yeni projeler üretilebilir. Çünkü sanayide de, her alanda kullanılabiliyor bu yazıcılar. Geleceğin mesleklerinden bir tanesinin teknoloji olduğunu zaten biliyoruz. 3D de böyle daha çok ele geçirecek bizi gibi hissediyorum ben.
Bi Demli Çay: Tersine mühendislik konusunu biraz açmak ister misiniz?
Sibel Aysu: Firmaların, her sektörün mutlaka ki bir otomobilin bir uzak parçası gibi, mutlaka öyle ufak parçalara ihtiyaç olabiliyor. Burada da benim ekibim destek olabilir. Kendi mühendis kadromuz sanayicilerimize ticari hayatta destek verebilir. Çok fazla yan sanayi yapılabilir aslında 3 boyutlu teknoloji ile. Orası çok geniş. Haftaya İzmir'de bir fuar var, bir süre sonra Konya'da bir fuar var, onlara katılıyoruz. Ekim ortası gibi Çin'e gideceğiz eşimle, orada üreticilerimizi göreceğiz. Çok renkli, benim için çok daha değişik. Birçok insana belki normal gelebilir ama benim teknoloji hayatım çok yeni, bana çok farklı geliyor. Bana aslında yeni bir kapı açtı öğrenme anlamında bu işle birlikte.
Sivil Toplumda ve Aile Hayatında Sibel Aysu
Bi Demli Çay: Sivil toplum kuruluşlarında da çok fazla yer alıyorsunuz. Ciddi bir enerjiniz var. Bu kadar enerjiyi nereden buluyorsunuz?
Sibel Aysu: Çocuklarımın arasında iki sınıf var. Liseyi İzmir'de okumak istediler, sınav kazandılar. Gitme diyemedik. Bu arada benim STK hayatım başladı. Hoşuma gitti, akşamlarımı veya zamanımın bir kısmını dolduruyor. Sevdim. Öğretmenliği sevdiğim için de bence sevdim. İlk sivil toplumum NIN (Ninova Eğitim Kültür ve Sanat Derneği) derneğidir. Nalan Kaynak'ın başkanlık ettiği çok güzel kadınların olduğu, üniversite öğrencilerine burs verdiğimiz bir STK'ydı. Sonra hayatıma DEGAT girdi, DEKİS girdi. Arkasından Sanayi Odası girdi, Sanayi Odası'ndan daha önce KAGİDER ve TÜSİAD girmişti. DEGAT ve DEKİS'in yönetim kurulunda görev alıyorum ama KAGİDER ve TÜSİAD üyesiyim. Oralarda da olmayı seviyorum. Sadece okuyarak olan bir şey değil, daha çok yaşayarak öğrenmek hoşuma gidiyor. Herhangi bir toplantıda dinlediğim bir şey aklımda daha çok kalıyor veya herhangi bir insanı tanıdığımda daha çok motive oluyorum.
"Çok keyifli Degat uluslararası ticari ilişkiler komitesi'nin başkanlığını yapıyorum Ben oradaki işimiz İşte yurt dışına üyelerimizi yurt dışında nasıl daha verimli hale getirebiliriz birçok insan zaten yurt dışına gidip geliyor Onlara iş öğretmiyor elbette ama mutlaka ki topluluk olduğun zaman güçlü bir STK olduğun zaman kapılar bir nebze Bir tık daha farklı açılıyor bireysel bir talep yanı sıra orada da işte ateşeler müsteşarlıklar işte yurtdışı Gezileri o kısmı çok güzel dekis dediğimiz yerde dekis zaten Denizli tekstilin Denizli tekstil çok önemli ana faaliyet alanı Denizli'nin kendi işim de zaten Tekstil olduğu için orada yer almak da bana ayrı bir keyif veriyor e şehir dışına çıktığımızda İstanbul merkezde TÜSİAD gider onları anlatmama gerek yok oradan farklı besleniyorum oradaki insanlardan O yüzden sevdim ben o işi çok güzel çok yoğun çok hareketli bir hayat akışınız var bu sürecin içerisinde Anne olmak nasıl bir duygu..."
DEGAT'ın uluslararası ticari ilişkiler komitesinin başkanlığını yapıyorum. Oradaki işimiz, üyelerimizi yurt dışında nasıl daha verimli hale getirebiliriz? Birçok insan zaten yurt dışına gidip geliyor, onlara iş öğretmiyoruz elbette. Ama mutlaka ki topluluk olduğun zaman, güçlü bir STK olduğun zaman kapılar bir nebze, bir tık daha farklı açılıyor. Bireysel bir talebin yanı sıra, orada ataşelerle, müsteşarlıklarla, yurt dışı gezileriyle o kısım çok güzel. DEKİS (Denizli Tekstil ve Konfeksiyoncular Derneği) ise Denizli tekstilinin çok önemli ana faaliyet alanı. Kendi işim de zaten tekstil olduğu için orada yer almak da bana ayrı bir keyif veriyor. Şehir dışına çıktığımızda İstanbul merkezde TÜSİAD ve KAGİDER'de farklı besleniyorum, oradaki insanlardan. O yüzden sevdim ben bu işi.
Bi Demli Çay: Bu yoğun koşuşturmacada anne olmak nasıl bir duygu?
Sibel Aysu: Ben Balık burcuyum, çok duygusal bir insanım. Anneliğim de çok duygusal, asla profesyonel yaklaşamıyorum. Çocuklarım da bunu bildiği için çok güzel kullanıyorlar. Oğlum şu an on birinci sınıf İzmir Amerikan'da okuyor, kızım oradan mezun oldu, İtalya Bocconi'de işletme okuyor. Çocuklarımı çok seviyorum, hayatım onlar zaten. Zaman zaman gerildiğimiz de oluyor ama bunlar geçiyor, geçeceğini kızım bana gösteriyor. Oğlumla da zaten hiçbir sorun yaşamadım. Anne olmayı çok seviyorum.
Bi Demli Çay: Bu neşe ve enerji kaynağınız nedir? Motivasyon merkeziniz var mı?
Sibel Aysu: Yaradılışım birazcık böyle herhalde. Eşim de olabilir, o da bana çok destek. İşim de olabilir ama mutlu bir insanım, hep mutluyumdur.
Gelecek Planları ve Girişimcilere Tavsiyeler
Bi Demli Çay: Hem Aysu Tekstil hem de 3D Teknomarket ile gelecekte kendinizi nerede görüyorsunuz?
Sibel Aysu: Tekstil yapmak çok zorlaştı, üretim genel olarak zorlaşmaya başladı. Markamı çok güzel bir yere taşımak istiyorum. Bir kere dünyaca, belki hayal bu, hayal sorduğun için hayalimi de abarttım, dünyaca bilinir bir marka statüsüne ben de koymak isterim. Ama bir taraftan da 3D Teknomarket çok güzel gidiyor. Teknolojiden soğuk olsam da, uzak olsam da o işin de daha da emek sarf ederek çok güzel bir yerde olacağını düşünüyorum. Ama hangisi ağır basıyor derseniz, herhalde tekstil kısmım, marka kısmım, üretim kısmım daha ağır basıyor olabilir.
Bi Demli Çay: Programımızın sonuna gelirken, gençlere ve özellikle girişimci kadın olmak isteyenlere ne tür tavsiyelerde bulunmak istersiniz?
Sibel Aysu: KAGİDER'in yaptığı bir etkinlikte konuşmacı olmuştum, o an aklıma geldi. Hayallerden hiçbir zaman vazgeçmemek gerekiyor. Mutlaka ki "Benim param yok, işletme açamam", "Bunu yapamam" diyenler olabilir. Bunu çok güzel araştırmak lazım. Bununla ilgili yardım eden çok kuruluşlar var, onlarla irtibata geçilebilir, devlete başvurulabilir veya kendi imkanlarını zorlayarak bir şeyler yapılabilir. Ama her ne olursa olsun, yaptıkları işi en güzel yapacaklar, en doğru yapacaklar ve hayallerinden vazgeçmeyecekler. Mutlaka başarıya ulaşırlar diye düşünüyorum.
Bi Demli Çay: Çok teşekkür ederiz Sibel Hanım, programımıza katıldığınız ve bizimle bu keyifli sohbeti gerçekleştirdiğiniz için. Başarılarınızın devamını dileriz.
Sibel Aysu: Ben teşekkür ederim, beni konuk olarak davet ettiğiniz için. Çok keyif aldım.
Zeytaş Çelik Makine'nin ana sponsorluğunu üstlendiği "Bi Demli Çay" programının bu bölümünde, ilham veren girişimci ve iş kadını Sibel Aysu'yu ağırladık. Gelecek bölümlerde yeni hayatlar ve yeni hikayelerle karşınızda olmaya devam edeceğiz.
Bölümü izlemek için
İlgili yazılar

Hamit Aydın: Bi Demli Çay'ın Perde Arkası ve Sponsorluk Yol…
Deneyim Fabrikası kurucusu Hamit Aydın, Bi Demli Çay'ın değer yaratma serüvenini, sponsorluk süreçlerini ve ekiple kurulan güçlü bağları Esat'a anlattı.

Esat Nazlıer: Bi Demli Çay'ın Perde Arkası ve Yolculuğu
Bi Demli Çay'ın kurucusu Esat Nazlıer, projenin başlangıç hikayesini, moderatörlük deneyimlerini ve gelecekteki formatlarını anlatıyor.…

Hüseyin Memişoğlu ile Girişimcilikten Sürdürülebilirliğe
Bi Demli Çay'ın yeni sezonunun ilk bölümünde DENİB Başkanı Hüseyin Memişoğlu'nu ağırladık.…
