2.SEZON | 6.BÖLÜM - Konuk: Neslihan Türkçüer
"Bi Demli Çay"ın bu haftaki bölümünde, aile danışmanlığı, aile terapisi, aile içi ilişkiler ve iletişim konularında uzmanlaşmış sevgili konuğumuz Neslihan Türkçüer’i ağırladık.…

"Bi Demli Çay"ın bu haftaki bölümünde, aile danışmanlığı, aile terapisi, aile içi ilişkiler ve iletişim konularında uzmanlaşmış sevgili konuğumuz Neslihan Türkçüer’i ağırladık. Kendisiyle mesleki yolculuğundan çocukluğuna, İstanbul'daki üniversite yıllarından Denizli serüvenine kadar birçok konuyu ele aldığımız keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.
Neslihan Türkçüer: Kendi Yolunu Bulan Bir Aile Danışmanı
Bi Demli Çay: Neslihan Hanım, öncelikle programımıza konuk olduğunuz ve bize değer kattığınız için teşekkür ederiz. On yıldır aile terapistliği mesleğini sürdüren iki çocuk annesi bir iş kadınısınız. Bize biraz kendinizi ve mesleki yolculuğunuzu anlatır mısınız? Bu mesleği seçmenizde çocukluğunuzdan gelen bir etki oldu mu?
Neslihan Türkçüer: Teşekkür ederim, hoş buldum. Aslında biraz insanın kendisini keşfetmesiyle başlıyor hayat serüveni. Benim psikolojiyi ve kendimi keşfetmem, üniversite üçüncü sınıftayken psikodrama oturumlarına katılmamla oldu. Hocalarımızdan biri, kendi teziyle ilgili bir çalışmaya bizi davet etmişti ve ben sekiz ay boyunca psikodrama eğitimi aldım. Orada psikolojiye yatkın olduğumu, insanları çözebildiğimi ve hayatın bir amacı olması gerektiğini fark ettim.
Bi Demli Çay: Peki o fark ettiğiniz noktada, çocukluğunuza dair bir bağlantı kurdunuz mu?
Neslihan Türkçüer: Çocukluğumdan beri hep analizci bir tarafım vardı. Küçükken de bir adım geri çekilip insanları izlemeyi, analiz etmeyi severdim. Sanırım yapım da buna müsait olduğu için böyle bir mesleği tercih ettim.
Bi Demli Çay: Denizlili değilsiniz sanırım, Nevşehirli olduğunuzu biliyoruz. Denizli'ye geliş serüveniniz nasıl oldu?
Neslihan Türkçüer: Evet, Nevşehirliyim. Önce eşim 2004'te geldi, ben de 2007'de geldim. İstanbul'dan sonra Denizli bana biraz yabancı ve küçük geldi. Kendime arkadaş edinmek, sosyal çevre sağlamak için yağlı boya resim kursuna gittim. Celal Hoca vardır, bilir misiniz bilmiyorum. Denizli serüvenim o resim kursuyla başladı.
Bi Demli Çay: Nasıl bir çocukluk geçirdiniz?
Neslihan Türkçüer: Mutlu, huzurlu ve güvenli bir çocukluk geçirdim. Henüz dışarıda oyun oynadığımız, internet, tablet ve televizyonla tanışmadığımız bir dönemdi. Ağaca tırmandığımı, top oynadığımı hayal ediyorum. O yüzden çok keyifli ve huzurlu bir çocukluğum vardı Nevşehir'de.
"Çocukluğumdan beri hep analizci bir tarafım vardı. Küçükken de bir adım geri çekilip insanları izlemeyi, analiz etmeyi severdim."
Bi Demli Çay: Nevşehir'den sonra Bartın'a taşınmışsınız, doğru mu?
Neslihan Türkçüer: Evet, babamın yaşadığı travmadan sonra şehir değiştirmemiz gerekti. Daha yeşillik ve huzurlu bir yer ararken Bartın'ı seçtik. Küçük bir şehir ama keşfedilmemiş bir cennet gibiydi. İki yıl bize şifa oldu. Nevşehir'in kuraklığına ve taş dokusuna karşılık Bartın'ın o yemyeşil doğası, nemli havası çok iyi geldi. Hatta yağmurlar öyle şiddetliydi ki, günlerce dinmediği olurdu.
İstanbul'dan Denizli'ye Bir Yolculuk
Bi Demli Çay: Bartın'dan sonra en sevdiğiniz şehir olan İstanbul'a geçmişsiniz. İstanbul hayatınız nasıldı?
Neslihan Türkçüer: Bartın'dan sonra üniversiteyi kazanıp İstanbul'a gittim. Beş yıl yaşadım ve benim için en keyifli süreçlerden biriydi. Hep yaşamak istediğim, hatta dünyanın en güzel şehri diye nitelendirdiğim bir yer. Gezmeyi seven biri olarak otobüslerle İstanbul'u keşfetmek benim için inanılmaz keyifliydi. Kendi başıma sahilde oturup denizi izlediğim, şehri keşfettiğim çok anım oldu.
Bi Demli Çay: Hangi üniversitede, hangi bölümü kazandınız?
Neslihan Türkçüer: Marmara Üniversitesi Hemşirelik Bölümü'nü kazandım. Aslında insanı keşfetme, insana yardım etme serüvenim orada başlamıştı. Hemşireliği çok severek okudum. Çok kıymetli hocalarımız vardı, kendilerine buradan selamlarımı iletiyorum. Onlardan eğitim almanın faydasını sonraki yıllarda çok hissettim. Zaten üniversitede son dönemde psikiyatri hemşireliğini seçmek istemiştim, yani bir altyapım vardı.
Bi Demli Çay: Denizli'ye geliş süreciniz nasıl ilerledi?
Neslihan Türkçüer: Denizli serüvenim eşim İbrahim'le başladı. Evlenerek Denizli'ye geldim. Aslında İstanbul'da kalıp yüksek lisans yapma isteğim vardı ama evlilik işin içine girince kendimi Denizli'de buldum. Burada da kendimi geliştirmeye, bir şeyler katmaya devam ettim. Önceliğim çocuklarım oldu. Kendime katabileceğim ne olabilir diye birçok kursa katıldım, eğitim aldım. Halk Sağlığı'nda yüksek lisans girişimim oldu o dönemde.
Bi Demli Çay: Bugünkü işinizin temeli o dönemde mi atıldı?
Neslihan Türkçüer: Evet, 2013'te aile danışmanlığı sertifika programının açıldığını görmemle başladı her şey. Pamukkale Üniversitesi'nde Erdinç hocalarımız vardı. Broşürleri görünce kendi hocama danıştım ve o da denememi önerdi. O şekilde aile danışmanlığına başladım.
Kişisel Gelişim ve Ticarileşme Süreci
Bi Demli Çay: Aile danışmanlığı eğitim sürecinde bir "tokat yediğinizden" bahsettiniz. Bu ne anlama geliyor?
Neslihan Türkçüer: Gerçek bir tokat değil elbette. Kendinize gelme tokadıdır ve çok değerlidir. Aile danışmanlığı eğitimi alırken, kendi gölge yanlarımı, evlilik içindeki yanlışlarımı fark ettim. Bunlar benim yediğim tokatlardı. Eğitim alırken "Bu bundanmış, şu şundanmış, ben bunu hayatımda şöyle yaşamışım" gibi travmalarınız ortaya çıkıyor. Yoğun bir dönemdi, hem kendiniz hem aileniz için.
Bi Demli Çay: Sonra hemen kendi ofisinizi mi kurdunuz?
Neslihan Türkçüer: Hemen kurmadım. O hevesle ve heyecanla bir aile danışmanlığı ofisi açma hayaliyle bir proje hazırladım. Ama hocalarım, o dönemde bu işin çok yaygın olmadığını ve insanların bilmediğini, dolayısıyla zorluk yaşayabileceğimi söylediler. Belediyelerle veya kaymakamlıklarla proje yaparak başlamam gerektiği tavsiyesinde bulundular. Ben de kapı kapı dolaşıp projemi anlattım.
Bi Demli Çay: Bu ret edilme süreçleri umudunuzu kırdı mı?
Neslihan Türkçüer: Tabii ki yaşıyorsunuz ama ben üniversite üçüncü sınıfta psikodrama almıştım ve orada tekrar ayağa kalkmayı öğrenmiştim. O yüzden çok da caydırmadı beni.
Bi Demli Çay: Peki bu bağlantılar nerede başladı?
Neslihan Türkçüer: Pamukkale Kaymakamlığı ve Pamukkale Belediyesi'nin ortak bir projesinde beni davet ettiler. Sosyal yardım projesinin içinde aile danışmanlığı da olsun istiyorlardı. Ben de hemen atladım. Yaklaşık 1000-1500 aileyi ziyaret ettik mobil araçla. Benim için çok büyük bir tecrübe oldu. Proje devam ederken Sağlık Bilimleri Fakültesi'nden davet aldım. Yüksek lisansımı orada tamamladım ve akademisyenliğe adım attım. Ancak akademisyenlik de hayalim olmasına rağmen, hep kendi iş yerimi açma hayalim vardı. Sonunda istifa edip kendi şirketimi kurdum.
"Açarsınız meyvelerini sonra toplarsınız. Hakikaten ticaret bir birikimmiş aslında. Bunu söylemeye çalışıyorlarmış."
Bi Demli Çay: Kendi işinizi kurma sürecinde sizi zorlayan neler oldu?
Neslihan Türkçüer: Ben memur bir babanın çocuğuyum, eşim de memur. Ticari bir geçmişimiz yoktu. Ticaretin nasıl bir şey olduğunu ilk orada deneyimledim. Bana hep "İş yerini aç ama bir yıl bekle, bir yıl kazanç bekleme, bir beklentiye girme" denmişti. Nasıl olur, ben başlayacağım ve hemen meyvelerini toplayacağım diye düşünmüştüm. Ama hakikaten ticaret bir birikimmiş. Bunu sonra fark ettim. Şimdi artık meyvelerini toplamaya başlıyorum.
Bi Demli Çay: Peki, rutininiz nasıl geçiyor bir ofis gününüzde?
Neslihan Türkçüer: Randevu usulü çalışıyorum. Online sekreterimiz var, oradan randevular alınıyor. Günde üç seansı geçmemeye çalışıyorum çünkü aile terapisi bireysel terapiden daha uzun sürüyor, yaklaşık doksan dakika sürüyor ve bu beni çok yoruyor. Sabah kalkıyorum, keyifli bir yürüyüş yapıyorum, duşumu alıp kahvaltımı yapıyorum ve on bir gibi ofise geçiyorum. Seanslarım öğleden sonraya da kalabiliyor. Aralarda çay kahve içmek için dostlarımı ziyaret ediyorum. Kendi kişisel gelişimimi tamamlamak için bol bol kitap okuyorum. Ofiste yalnız kalmayı seviyorum, zihnimi sakinleştirip üzerine ne koyabilirim diye düşünüyorum. Bu mesleği yapan herkesin kendi psikoterapistinin olması, sürekli kendini yenilemesi ve geliştirmesi gerektiğini düşünüyorum.
Bi Demli Çay: Bu keyifli sohbet için çok teşekkür ederiz. Son olarak, bizi izleyenlere hayatla ilgili ne gibi tavsiyelerde bulunmak istersiniz?
Neslihan Türkçüer: Ben izleyen herkese şunu öneriyorum: Hayatlarındaki sorgulama sürecinde korkmasınlar. İyice diş edebildikleri kadar parçalasınlar, bölsünler, düşünsünler üzerine. Çünkü hayattaki mana ve anlam o zaman keyifli hale geliyor. Kendimizi o zaman keşfedebiliyoruz.
Keyifli sohbetiyle bizlere ilham veren Neslihan Türkçüer'e tekrar teşekkür ederiz. Bir demli çayda bu haftanın konuğu olan Neslihan Türkçüer ile hayat hikayesinden mesleki deneyimlerine uzanan keyifli bir yolculuk yaptık. Umuyoruz ki gelecekteki bölümlerde, yeni başarılarını ve tecrübelerini tekrar paylaşma fırsatımız olur.
Bölümü izlemek için
İlgili yazılar

1.SEZON | 4.BÖLÜM - Konuk: Kelcik Kaya
Denizli'de tekstil sektörünün önde gelen firmalarından Kaya Tekstil'in kurucu ortaklarından Kelcik Kaya, "Bi Demli Çay" programımızın bu bölümünde konuğumuz oldu.…

İşinizi Büyütmenin Sırrı: Kurucu Zihniyeti Neden Önemli?
Girişimci ve aile şirketi yöneticileri için kurucu zihniyet nedir, neden kritiktir ve bu zihniyeti nasıl sürdürebiliriz? Bi Demli Çay'ın bakış açısıyla öğrenin.

Podcast Monetizasyonu: Bi Demli Çay'dan Gelir Elde Etme
Podcast'inizden gelir elde etmek mümkün mü? Bi Demli Çay olarak deneyimlerimizden yola çıkarak, podcast monetizasyonu için etkili yolları ve dikkat etmeniz gerekenleri bu yazıda topladık. Samimi tavsiyelerle.
