Tüm yazılar
7 dk okuma

Ali Issı: Çekirdekten İç Mimarlığa Uzanan Başarı Hikayesi

Denizli'nin başarılı iç mimarlarından Ali Issı, dededen toruna uzanan zanaatkarlık geleneğini modern bir iç mimarlık ofisine dönüştürme hikayesini ve sektördeki deneyimlerini paylaşıyor.

Ali Issı: Çekirdekten İç Mimarlığa Uzanan Başarı Hikayesi

Çekirdekten İç Mimarlığa Uzanan Başarı Hikayesi: Ali Issı

"Bi Demli Çay"ın bu bölümünde, Denizli'nin başarılı iç mimarlarından Ali Issı'yı ağırladık. Dededen toruna uzanan bir zanaatkarlık geleneğinin içinden gelen Issı, ahşap tozunu yutarak başladığı serüvenini iç mimarlığa taşıma sürecini, ailesinden aldığı mirası ve sektördeki deneyimlerini bizlerle paylaştı. Gelin, işine olan tutkusu ve azmiyle ilham veren bu keyifli sohbetimize yakından bakalım.

Sanat Okulundan İç Mimarlığa

Bi Demli Çay: Ali Bey, öncelikle aramıza hoş geldiniz. Biraz kendinizden ve mesleğe uzanan yolculuğunuzdan bahseder misiniz?

Ali Issı: Hoş bulduk, teşekkür ederim. Ben 1988 Denizli doğumluyum. Aslen Selanik göçmeniyiz; 1923'te mübadeleyle Denizli'ye gelmişler. İstiklal Mahallesi'nde büyüdüm, ilköğretim ve ortaokulu orada okudum. Meslek lisesinde Mobilya Dekorasyon bölümünden mezun olduktan sonra, Pamukkale Üniversitesi Meslek Yüksekokulu'nda da aynı bölümün teknikeri oldum. Bu da yetmedi, üzerine iç mimarlık okudum. Biraz çekirdekten gelme bir mobilya aşkı var diyelim. Sanırım o mobilya üretme aşkı sonradan tasarlamaya dönüştü. Çocukluğumdan beri atölyenin içindeyim, ahşabın tozunu yutarak büyüdük. Küçükken en büyük hayalim en iyisinden marangoz olmaktı.

Bi Demli Çay: Dedenizden başlayan bir hikaye var sanırım. Bu serüven nasıl devam etti?

Ali Issı: Dedem 1953 yılında kendi atölyesini kurmuş. O zaman bir ortağıyla başlamış, sonra ortağından ayrılıp kendi başına devam etmiş. Daha sonra babamla amcam işleri devralmışlar. Ben de çocukluğumdan beri sürekli atölyede girip çıkıyordum. Hiçbir zaman lüksümüz olmadı, öyle bir hevesimiz de yoktu. 2005'te yüksekokula başladığımda, ikinci öğretim olduğum için sabahtan akşam ders saatlerine kadar atölyede çalışıyordum. Akşamları da üniversiteye gidiyordum.

"Küçüklüğümden beri atölyenin içindeyim, ahşabın tozunu yutarak büyüdük. Küçükken en büyük hayalim en iyisinden marangoz olmaktı."

Bi Demli Çay: Yani hem okudunuz hem çalıştınız. Oldukça zorlayıcı olsa gerek.

Ali Issı: Zorluydu ama bir yandan da çok şey öğretiyordu. O zamanlar çizim programlarına da çok destek oluyorduk. Hedeflerimiz ve düşüncelerimiz farklıydı. Bu işi yapacaksak okulunu da ileri seviyeye taşıyalım, iç mimarlık okuyalım dedik. Ama hayat planlarımızı biraz öteledi. 2014'te babamın emekliye ayrılmasıyla küçük bir değişiklik yaptık. Ama şu anki haliyle bence daha iyi oldu. Mobilya üretiminin meşakkatinden kurtulmuş oldum, en azından şu an o yükü firmalara yükleyebiliyor, onların başına ekşiyebiliyoruz.

Çocuk İmajından Dönüm Noktalarına

Bi Demli Çay: Çekirdekten gelmeniz, şu anki işinizde size bir farkındalık yaratıyor değil mi?

Ali Issı: Kesinlikle. Hem yaptığımız işlerde hem de tasarladığımız ürünlerde daha çok özgün, tasarım ürünler yapmak istiyoruz. Ama bir de bunun üretim maliyeti veya üretim yönü var. Bazen bu konularda kendimizi eksik hissetsek de, yaptığımız işlerde yine de hatırı sayılır bir güzelliğimiz vardır diyelim. Gençlere ilham kaynağı olması açısından şunu söyleyebilirim: O çekirdekten gelme avantajını doğruya çevirebilmek gerçekten zor.

Bi Demli Çay · Shot
Sen de hikâyeni kısa formatta paylaşmak ister misin?

Bi Demli Çay: Peki, bu geçiş dönemleri, babanızın yanında çalışırken ve sonrasında kendi işinizi kurarken yaşadığınız zorluklar nelerdi?

Ali Issı: Babamların yanında çalışırken zorluğumuz yoktu, işi öğrenme şekli ve ihtiyacımız vardı. Bir meslek öğreniyorduk, altın bilezik takıyorlardı bize. Daha sonra iç mimarlık okuduk, farklı firmalarda çalıştık. Aynı işi farklı yöntemlerle nasıl yapıldığını idrak etmeye başladım. Bu da bende bazı gelişimler yarattı. Okul sürecinde de çalıştık, stajlarımız vardı. Üniversiteden mezun olduğumda Ankara'da yurt dışı proje bazlı çalışan bir firmada tecrübe kazandım. Orada hep masabaşı çalıştık. Daha sonra şantiye ortamını ve üretim olanaklarını da görmek için başka bir firmaya geçtim. 2014'te babamların işi ayırma durumları oldu, orada bir karar vermemiz gerekiyordu. Biz "Tamam" dedik, mobilya kalsın, ben iç mimarlık üzerine kendimi geliştirmek istiyorum dedim.

Bi Demli Çay: Kendi işletmenizi kurmaya nasıl karar verdiniz ve bu süreç nasıl ilerledi?

Ali Issı: 2012'de nişanlandım, 2016'da evlendik. Bu dört yıllık nişanlılık sürecinde Ankara'da mı, Denizli'de mi işletme kuracağımızı düşündük. En sonunda nişanlım ve babamgillerle konuştuktan sonra Denizli'ye karar verdik. Ama o zamanlar zor bir süreçti. Büyükşehirlerdeki hizmeti Denizli'ye getirebilmek, orada gördüklerimi Denizli'ye aktarabilmek en büyük amacımdı. 2015 Haziran'ında Denizli'ye geldim. Yaklaşık iki ay kadar ofis alanı aradık ve şu anki ofisimi buldum. İşletme ismini düşünürken de patent işleriyle uğraşan bir abimizin yanına gittik. Adım Ali, soyadım Issı. İkisinden de "İ" harfini seçtik, "Ali Issı" oldu.

Dönüm Noktası Projeler ve Başarının Sırrı

Bi Demli Çay: Peki, 2015'ten günümüze Ali Issı İç Mimarlık nasıl bir yol katetti?

Ali Issı: İlk işletmeyi kurduğumda, yaklaşık altı ay kadar boş oturdum. Hiç iş almadık, hep cepten yedik, eksiye gittik. Bu zor bir süreçti. 2016 Mayıs'ında evliliğim oldu, düğünümle birlikte ilk işimiz geldi. İlk işimiz bir giyim mağazasıydı. Bu iş biterken başka bir iş geldi, sonra bir daha. 2018'e kadar bu böyle devam etti. Zevkli, güzeldi. Denizli'de iç mimarlığı anlatabilmek ayrı bir zorluktu ama müşteri memnuniyeti bize güzel geri dönüşler sağladı.

2018'de Denizli'de ilk kez bir yapı fuarı düzenlendi, Denizli'den katılan ilk iç mimarlık firması bizdik. Fuar çok güzel tepkiler aldı. Denizli dışından gelenler "İstanbul'dan mı katılıyorsunuz?" diye soruyorlardı. Oradaki asıl amacım iç mimarlığın ne olduğunu, ne işe yaradığını anlatmaktı.

Bi Demli Çay: Sizin için bir dönüm noktası olan bir proje var mı?

Ali Issı: Evet, 2018'de fuar sürecinde Denizli'deki ilk kuruyemiş firmasının mağazasını yaptım. Sit alanında, koruma altında olan bir yerdi. Anıtlar Kurulu'ndan izinler alındı, restorasyon mimarımız süreci halletti, ben de mağazanın iç tasarımını ve uygulamasını anahtar teslim yaptım. Müşterim o zaman "Seninle beraber bir kişiyle daha görüştüm, hatta senin verdiğin fiyatın yarısını teklif etti, ona rağmen sana geldim" demişti. O dönemde, yaşım genç olduğu için "Sen mi yapacaksın?" gibi sorular da soruluyordu. Dışarıdan bakıldığında hala genç göründüğüm için, piyasada "çocuk" imajı oluşuyordu. Ama azmimizle ve doğru çözümlerle bunu yıktık. O kuruyemiş mağazası bizim için bir dönüm noktası oldu. Daha önce de yapmıştık ama burası toptandan perakendeye geçen bir mağaza olduğu için burası çok işledi. O mağazayı yaparken, kuruyemişin nasıl sergilendiğini görmek için İstanbul ve Ankara'daki tüm kuruyemişçilere gittim, gezdim. Müşterinin tecrübesi de bizi doğruya yönlendirdi. O mağazadan sonra Denizli'de altı tane daha kuruyemiş mağazası yaptık. Kuruyemiş alanında Denizli'de bilinir olduk çok şükür.

Bi Demli Çay: Peki, bir iç mimarlık projesinde başarının anahtarı nedir?

Ali Issı: Aslında iç mimarlık karşıdan kolay gözüken, ama çok detaylı bir meslek. Bizim işimiz sadece renk seçmek, halı mobilya değil. Bizim işimiz sabit donatılar, ergonomi. Ergonomiyi iyi bilmek gerekiyor, ölçüleri iyi bilmek gerekiyor. Bunun yanında, karşınızdaki kişinin isteklerini doğru çözümlemek gerekiyor. Bunu çözüme kavuşturabildiğiniz zaman bir projeyi tek seferde sunup kabul ettirebilirsiniz. Bugüne kadar revizyona giden proje sayımız bir veya ikidir. O da müşterinin bize önden bilgi vermeden çizdiğimiz projelerdir. Sunumda müşterinin zevkinin farklı olduğunu anlayarak doğru projeyi çizdiğimiz durumlar oluyor. Tek seferde bitirmeyi tercih ederiz, revizyon olmaması tercihimizdir.

Gençlere Tavsiyeler ve Gelecek Hedefleri

Açık Deniz
Açık Deniz'in yeni bölümlerini ve sponsorluk fırsatlarını keşfet.

Bi Demli Çay: 2015'te işe başlarken hayal ettiğiniz noktada mısınız, yoksa yolunuz var mı?

Ali Issı: 2015'te başladık, belli bir aşamaya gelmek için ilerledik. Piyasalar da bizi etkiliyor tabii. 2018'in yarısından sonra 2019'da duraklama sürecimiz oldu, o zamanlar sıkıntılıydı. İlk sıkıntı inşaatı vurur. 2020'den sonra ilk hedeflediğim noktaya geldim. Şu an her sene bir hedef koyuyorum. Hedefim var ama o hedefe ulaşıncaya kadar vaktimiz var. Her seneki hedeflerimizi gerçekleştiriyoruz. Hedef olmazsa gerilemeye başlarız diye korkuyorum ama gerilemeyiz. Farklı bir düşüncem var, ilerleyen zamanlarda inşallah o da gerçekleşir. Şu an için iç mimarlık üzerine Denizli'de yapabileceğimiz en iyisini yapmaya gayret gösteriyoruz.

Bi Demli Çay: Gençlere ne gibi tavsiyelerde bulunursunuz?

Ali Issı: İlk başta mesleklerini sevmeleri gerekiyor. Ne yaparlarsa yapsınlar, isteyerek yapacaklar. Hangi meslek olursa olsun. Ben burada çok sabahladım. O zamanlar tek başıma çalışıyordum, şimdi iki buçuk senedir üç arkadaşla beraber çalışıyoruz, ekip olduk. İsteyserek yapmaları gerekiyor. Bunun yanında, okul hayatları boyunca boş geçirmesinler, part-time da olsa çalışsınlar. İş arayan yerlere gitsinler, ne öğrettiklerinin karşılığını beklemesinler. Her iş para demek değil. Bazı işlerimiz vardır ki, aldığımız ücret işin hakkı bile değildir, çok altında kalır. Ama o işi yapmak bizi başka bir seviyeye getireceğinden eminizdir ve götürüyordur da. Azmedecekler, çalışacaklar, merak edecekler. Meraklarını hep araştırarak giderecekler. Takıldıkları yerde gelsinler, bizlere sorsunlar. Benim bile şu dönemde yaptığım ve eksik yaptığım, öğrendiğim veya tamamladığım yönlerim çok oluyor. Her bir proje artı bir şey, eğitim devam ediyor. Her sene İstanbul'daki TÜYAP ağaç işleme makineleri fuarına giderim, o benim merakım, zevkimdir. Oraya giderim, makinelere bakarım, neler var, neler gelişiyor. Hem üretim bandı yönünden hem malzeme yönünden hem aksesuar yönünden hep günceli takip etmek zorundayız.

"Her iş para demek değil. Benim gözümde, her işten para kazanacağız diye bu işi yapmıyoruz. Bazı işlerimiz vardır ki, aldığımız ücret işin hakkı bile değildir, çok düşüğünde kalır. Ama o işi yapmak bizi başka bir seviyeye getireceğinden eminizdir ve götürüyordur da."

Bi Demli Çay: Çok teşekkür ederiz, Ali Bey. Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Ali Issı: Ben teşekkür ederim, geldiniz, burada çekim yaptık, güldük, eğlendik, güzel vakit geçirdik. Daha güzel projelerde tekrar bir araya geliriz inşallah.


Ali Issı'nın ilham verici hikayesiyle dolu bu keyifli sohbetten edindiğimiz gibi, tutku, azim ve sürekli öğrenme arzusu, başarıya giden yolda en önemli anahtarlardan. Kendisine değerli paylaşımları için bir kez daha teşekkür ediyor, bir sonraki "Bi Demli Çay" bölümünde görüşmek üzere diyoruz!


Bölümü izlemek için

#Ali Issı#iç mimarlık#Denizli#podcast#başarı hikayesi

İlgili yazılar