Tüm yazılar
6 dk okuma

Bekir Kırar: Bayram Yerinden Gayrimenkul Zirvesine

Bekir Gayrimenkul kurucusu Bekir Kırar, çocukluğundan bugüne ticaretle iç içe geçen yaşamını, başarı hikayesini ve zorlu süreçlerde edindiği dersleri paylaşıyor.

Bekir Kırar: Bayram Yerinden Gayrimenkul Zirvesine

Sezon finali bölümümüzde, Bekir Gayrimenkul'ün kurucusu Bekir Kırar'ı ağırladık. Çocukluğundan itibaren ticaretin içinde büyüyen, zorlu süreçlerden geçerek bugünlere gelen Bekir Kırar, hayat hikayesini, başarılarını ve edindiği dersleri samimiyetle bizlerle paylaştı. Ticari yaşamındaki yükselişini, ailesiyle olan bağını ve geleceğe dair hedeflerini konuştuğumuz bu keyifli röportajı kaçırmayın.

Bayram Yerinden Gayrimenkul Zirvesine: Ticaretin Çocukluktan Gelen Gücü

Bi Demli Çay: Bekir abi, programa hoş geldin. Yoğun temponda bizlere zaman ayırdığın için teşekkür ederiz. Bugün senin hayat hikayeni, ticari başarılarını, bunların nereden geldiğini konuşmak istiyoruz. Öncelikle seni tanıyarak başlayalım.

Bekir Kırar: Hoş bulduk, asıl ben sizlere bu güzel platformda yer verdiğiniz için teşekkür ederim. Ben 3 Ekim 1988 Denizli doğumluyum. İki evladım var. İnşaat ve emlak sektöründe faaliyet gösteren bir aile şirketimiz var. Son zamanlarda gıda sektörü ve havacılık alanında da yatırımlarımız oldu. Ayrıca bir yazılım şirketimiz de var. Denizli'de bu şekilde faaliyetimize devam ediyoruz.

Ticari başarıma gelirsek, benim kendime göre bir başarı hikayem var. Bu, kimilerine göre bir başarı hikayesi olmayabilir ama bana göre kesinlikle öyle. Ana temelini şöyle açıklamak isterim: Ben daha okula başlamadan, 5 yaşından beri ticaretin içindeydim. Bayram yeri çocuğuydum yani. Belki bunun faydası olmuştur. Bunun dışında babamın da bu süreçte etkisi büyük. Babam sürekli iş hayatında olan, yenilikçi ve farklı sektörlere giren biriydi. Biz ailece çalışmayı çok severiz, bizde yatma diye bir şey yoktur. Ticaret aileden geliyor diyebilirim.

Bi Demli Çay: Bayram yeri çocuğu derken, bu faaliyet babandan mı kaynaklanıyor?

Bekir Kırar: Evet, babamdan kaynaklanıyor. Babam aslında bir mobilyacıydı. Ancak mobilya sektöründen sonra bir kahve açıyor. Babam hep anlatır, sabahın beşinde kahveyi açar, sonra mobilyaya giderdim. Bizim doğduğumuz zamanlarda da bayram yerinde giyim işine başlamış. Babam bir anısını anlatırdı. Sabah kahvede, öğlen bayram yerinde giyim işinde, akşam tekrar kahvede. Bir müşterisi, babama benzeyen birini sürekli gördüğünden şüphelenip "Senin kardeşin mi var?" diye sorar. Babam da "O gördüğün benim" der. İşte bizim ticaretteki başarımızın Bence babamın bu geçmişteki başarılarından geldiğini söyleyebilirim. Belki onu feyz aldığımız için de olabilir. Çocukluktan itibaren o bayram yerine, Kaleiçi esnaflığına bizi taşıması bugünkü Bekir Kırar'ı yarattı.

Bi Demli Çay: Yani 5 yaşında paça götürmeye başlamışsın, sonra tezgahın arkasına geçmişsin…

Bekir Kırar: Aynen öyle. Pantolon paçası yaptırılacak olurdu, belli yaptırılacak olurdu, ‘Hadi bakalım Bekir terziye sen götür’ derlerdi. Düşünün, daha 5 yaşlarındayım. Sonrasında bayram arefelerinde, satışlar yoğun olduğunda tezgahın arkasında kazak, pantolon, gömlek sattığımı da bilirim. Biz ticaretin içerisinden geliyoruz. Geçmişte babamızdan böyle gördük; çalışmak bizim için çok önemlidir.

"Biz ailece çalışmayı çok severiz, bizde yatma diye bir şey yoktur. Ticaret aileden geliyor diyebilirim."

Lider Ruhundan Ticari Vizyona: Üniversite Yıllarındaki Dönüşüm

Bi Demli Çay: Lider ruhlu olmak da ticarette önemli demiştin, biraz da bu yöndeki hikayelerini dinleyebilir miyiz?

Bi Demli Çay · Shot
Sen de hikâyeni kısa formatta paylaşmak ister misin?

Bekir Kırar: Kesinlikle, lider ruhlu olmak ve kendine inanmak çok önemli. Mesela ilkokulda bilgi yarışmalarında okulumuzu temsil ederdim. Denizlispor'da uzun yıllar top oynadım, Türkiye başarılarım var. Lise yıllarımda da hareketliydim. Sporcu olduğum için, okulda atletizm takımının seçmelerine gittim. Hocamız "Sen atletizm yapamazsın" dese de, ben kendime inanıp çalıştım. Hırslıydım. 100 metre yarışlarında o zamanın bölge birincisini geçtim ve lisemizi temsil ettim. Bu inanmanın, bir şeyi kafaya koyarsan başarmanın gücünü gösterdi.

Üniversiteye başladığımda ise hayatımızda zorlu bir dönem başladı. Babam birine kefil olduğu için her şeyimizi kaybetmiştik. Sıfırdan daha da aşağıdaydık diyebilirim. Evlerimiz, arabalarımız, arsalarımız, tarlalarımız… hepsi gitti. O dönemler gerçekten çok sıkıntılıydı. Üniversiteye gittiğimde kendi ayaklarımın üzerinde durmak zorundaydım, çalışmak zorundaydım. Adnan Menderes Üniversitesi İşletme bölümüne gitmiştim. Sporcu olduğum için amatör bir takımla anlaşıp yol parası ve haftalık ücret karşılığında futbol oynuyordum, ancak yetmiyordu.

İlk yıl üniversitede etrafıma baktım, insanlar nasıl para kazanıyor diye. O zamanlar üniversitede gezi turları düzenleyen bir abimiz vardı. Ona bilet satarak başladım. Bilet başına 2-3 lira para veriyordu. Sonra dedim ki "Bu işi ben kendim yapmalıyım." Bir sonraki yıl üniversite temsilciliği seçimine aday oldum. Orada parti gençlik kolları falan derken, benimle dalga geçenler oldu, bir önceki temsilci de geldi güldü. Ama ben o işi kafama koymuştursam yaparım. Seçimi kazandım ve üniversite temsilcisi oldum.

Bi Demli Çay: Üniversite temsilcisi olunca ne değişti peki?

Bekir Kırar: Üniversite temsilcisi olmak bana ticaret yapma fırsatı sağladı. Marmaris ve Kuşadası'na gezi turları düzenlemeye başladım. İlk başta gezi turlarına otobüs ayarlamam gerekiyordu. Bir benzin istasyonuna gittim, dedim ki “Bin kişilik bir gezi düzenleyeceğim, otuz otobüsle geleceğim. Aracınızın önünde ve arkasında sizin isimleriniz yazacak.” Su firmasıyla da anlaştım çünkü yaz ayıydı. Akşamları da kulüp sahibiyle anlaştım. Bir yıl öncesinden bildiğim fiyatlardan daha iyi anlaşmalar yaptım. Öğrencileri Aydın'dan alıp Marmaris'e götürüyor, tekne turuna bindiriyor, kulübe götürüyor ve benim maliyetim sıfır oluyordu. Yola 30 liraya çıktıysam 30 lirayı da cebime alıyordum. Bin kişi götürdüğümü düşünürsek, 2007 yılında 30 bin lira gibi deli bir para kazandım.

"Sıfırdan daha da aşağıdaydık diyebilirim. Evlerimiz, arabalarımız, arsalarımız, tarlalarımız… hepsi gitti. O dönemler gerçekten çok sıkıntılıydı. Üniversiteye gittiğimde kendi ayaklarımın üzerinde durmak zorundaydım, çalışmak zorundaydım."

Bi Demli Çay: 2007 yılında 30 bin lira inanılmaz bir para…

Bekir Kırar: Evet, o parayla annemi ve ablamı alıp eve gittim. O dönemlerimiz gerçekten çok kötüydü. Annem kuru fasulye yapacak durumu bile yokken, cebimde o kadar parayla poşet poşet alışveriş yaptım. Onlara yardım ettim. Babam, kazancımı görünce başta şüphelenmiş, beni takip etmiş. Sonra kendisi de geri dönüp işlere sarıldı. Biz çocukluktan beri çalışmayı çok seven bir aileyiz.

Bekir Gayrimenkul'ün Doğuşu ve Gelecek Hedefleri

Bi Demli Çay: Ve Bekir Gayrimenkul'ün doğuşuna geldik. Üniversite bitmiş, baban da tekrar iş hayatına dönmeye başlamış…

Bekir Kırar: Evet, üniversiteyi dereceyle bitirdim ve Denizli'ye geri geldim. Babamın da o dönem bir işe girmesi gerekiyordu. Fikret Serçe isminde bir abi vardı, emlak işleriyle uğraşıyordu. Babama dedi ki "Sen yılların esnafısın, çevren çok güzel. Bu emlak sektörünü çok güzel yaparsın." Babam da gerçekten bir işe ihtiyaç duyuyordu. Biz de destek verdik. Babam Fikret abiyle başladı emlak işine. Sonra ben de üniversiteyi bitirince Adalet Mahallesi'nde kendi iş yerimizi açalım dedik, yine Fikret abinin isminin altında devam ediyorduk. Yaklaşık 2008 yıllarıydı.

Bi Demli Çay: Yeni lokasyonunuz da orası değil miydi?

Açık Deniz
Açık Deniz'in yeni bölümlerini ve sponsorluk fırsatlarını keşfet.

Bekir Kırar: Evet, ilk oturduğum yer bugünkü lokasyonumun olduğu taraf. Açtığımızda babam "Oğlum, burası senin ismin olsun" demişti. Biz de bugünlere geleceğimizi bilmeden “Bekir” ismini koyduk. Sonrasında değiştirmeyi düşündük ama artık o kadar uzun yıllardır insanlar bizi Bekir Gayrimenkul olarak tanıdığı için vazgeçtik. Böylelikle Bekir Gayrimenkul ortaya çıktı.

Bi Demli Çay: Babanız Mehmet abimize de selamlarımızı gönderelim.

Bekir Kırar: Kesinlikle. Annemizin duaları da çok önemli. Ailece, annem, babam, ben ve ablamla beraber işimize sarıldık ve güzel işler yaptık. 2010 döneminde çok güzel paralar kazandım. Üniversitem bitti, kariyer yapma peşine düştüm. Bir sistem kurmuştuk, babam çalışkan olduğu için işleri orada devam ettirebilirdi. Babama "Baba ben biraz kariyer yapacağım" dedim. Toksöz Holding'de işe başladım, ancak 6 ay dayanabildim. Kendi işimizdeki kazancı ve işleyişi gördüğüm için geri döndüm. Döndüğümde babama "Artık emlakla belirli bir noktaya geldik, inşaata başlayalım" dedim. Paramız yoktu, ama ben insanların bize güvendiğini biliyordum.

Bi Demli Çay: Ve ilk inşaat projenize nasıl başladınız?

Bekir Kırar: Hiç paramız yoktu ama işleyişi öğrenmiştim. Bir tane kat karşılığı yer buldum. Sonra da çevremizdeki insanlara "Size iki daire buradan veriyorum, üç daire buradan veriyorum" diyerek onlardan para aldım ve ilk inşaatımıza başladım...

(Dinleyici, reklam arası sesinden sonra sohbetin devam ettiğini düşünecek.)

Bi Demli Çay: Sevgili izleyiciler, reklamlarımızı da aldığımıza göre şimdi Bekir abi ile sohbetimize kaldığımız yerden devam edelim. Bekir Gayrimenkul nasıl doğdu, o ilk inşaat projesinden sonra neler oldu?

(Röportajın geri kalan kısmı transkriptte yer almadığı için burada sonlandırılmıştır.)


Bölümü izlemek için

#Bekir Kırar#gayrimenkul#podcast

İlgili yazılar