Murat Tuncer: Ticarette Dostluk ve Başarının Sırları
Denizli Yapıtaş İnşaat Malzemeleri kurucu ortağı Murat Tuncer ile deden gelen ticaret geleneği, dostluk ağı kurmanın önemi ve Yapıtaş'ın sektördeki farkını konuştuk.

Bir Demli Çay ile Murat Tuncer: Ticarette Dostluk ve Başarının Sırları
"Bi Demli Çay" podcast'inin bu bölümünde, Denizli Yapıtaş İnşaat Malzemeleri'nin kurucu ortaklarından Murat Tuncer ile keyifli bir sohbete daldık. Kendi ifadesiyle "Cankardeşler pide salonu ile Yapıtaş İnşaat Malzemeleri arasında kalmış" bir hikayeye sahip olan Tuncer, dededen gelen ticaret geleneğini nasıl bugüne taşıdığını, bir dostluk ağı kurmanın iş hayatındaki önemini ve Yapıtaş'ın sektördeki farkını bizlerle paylaştı.
Murat Tuncer Kimdir ve Yapıtaş İnşaat Nasıl Doğdu?
Bi Demli Çay: Öncelikle Murat Tuncer kimdir, biraz kendinden bahseder misin?
Murat Tuncer: Ben 1977 Denizli doğumluyum, Denizli'nin yerlisiyim diyebiliriz. İlk ve ortaokulu burada okudum. Ailem gurbetçiydi, Almanya'da yaşadık bir süre. Ortaokuldan sonra birkaç yıl Almanya deneyimimiz oldu, orada da başarılıydık ama sonradan dönmeye karar verdik. 1993 yılında temelli döndük ve liseyi Denizli Lisesi'nde bitirdim. Üniversiteye gitmektense ticari hayata atılmaya karar verdim. Dedem de Kaleiçi'nin çok eski esnaflarındandı, şapkacıydı. Anne tarafım da şapkacı, kasketçi, imalatçı bir aileden geliyorum. Dedemin yanında ticaretle büyüdüm. Bir an önce askere gidip ticarete girmeyi düşündüm. Şu anda da 12 yıldır eşimle, arkadaşlarımla, kardeşimle omuz omuza bir aile şirketi gibi bu işi ayakta tutmaya çalışıyoruz. İyi günlerimizin, kötü günlerimizin olduğu zor dönemlerimiz oluyor ama hep beraber aşıyoruz bunları.
Bi Demli Çay: Firmanızın ortaklık yapısında kaç ortak var ya da bir aile şirketi mi?
Murat Tuncer: Ortaklık yapısı bizde çok önemli değil. İlk yola çıktığımız arkadaşlarımızla hala 12 yıldır beraberiz, tırnak tırnağa çalışıyoruz. Herkesin yetkileri var. Ben biraz daha idareci konumundayım. Hiçbir zaman abi kardeş ilişkimiz bozulmadı. Dışarıdan örnekler alarak dikkat ediyoruz. Bazı insanların yanlışlarını cebimize koyuyoruz yapmamak adına, güzel şeyleri de yapmak adına.
Dürüst Ticaret ve Müşteri Memnuniyeti
Bi Demli Çay: Peki, bu yanlışlarla alakalı elemanlarına veya ortaklarına aktardığın bariz bir tecrüben var mı?
Murat Tuncer: Dürüst çalışmak. Ben dedemin yanında yetiştim, şimdiki gençlere de aynı şeyi söylüyorum. Bizim kültürümüzde şöyle bir şey var: "Erkek kalksın erken, erken çalışsın." Ondan sonra sırtı kolay kolay yere gelmez. Çocuklarımı da bu kültürle büyütmeye çalışıyorum. Bir oğlum iç mimarlık okuyor, nasip olursa bu bayrağı daha ileriye taşımalarını isteriz. Kendi isteklerine göre tabii ki. Biraz da Allah insanın yolunu açtığı zaman güzel gidiyor. Biz açtığımızda ne satacağımızı bilmiyorduk ama o dönemlerde birkaç bayilik aldık. Ben bu sektöre girmemi sağlayan, daha önce çalıştığım firmanın sahibinden çok şey öğrendim. Sattığımız ürünün iyisini satalım, kimseyle problem yaşamayalım. İşimiz açtıktan sonra iyi gitti. Sektörün önemli markalarından, Türkiye'deki, hatta dünyadaki en büyük markalarından bir tanesi olan batarya grubunun bayisi olabilmek kolay olmasa gerek.
Bi Demli Çay: Bayilikler kapınızı nasıl açtı peki?
Murat Tuncer: Biz bunları kurgulayarak gelmemiştik. Otomatikman kapımız açıldı, o da bizi başarıya götürdü. Şu anda geldiğimiz konumda çok şükür Denizli'de iyi bir malzeme alınmak istenildiğinde, bizim segmentte seramik, fayans ve vitrifiye batarya grubunda adımızın geçmesi bizi gururlandırıyor. İşimiz doğru yaptığımızı düşünüyoruz. En büyük reklamımız müşterilerimiz. Hizmet verdiğimiz müşteriler mutlaka ya kendileri ya tanıdıklarına bizi tavsiye ediyorlar.
Bi Demli Çay: Diğer firmalardan sizi ön plana çıkaran özellikler neler?
Murat Tuncer: Buradaki ilk başta söylediğim gibi, erken açıp işimizin başına oturmak. İkincisi, hizmet sektöründe olmamız. Müşteri bir şey istediğinde "Onu yapamayız" demek yerine, "Nasıl çözebiliriz?" diye bakmak. İlk hedefimiz burada Yapıtaş olarak karşımıza gelen kişiye, bütçesi koşullarındaki en iyi malzemeyi uygun fiyatlarla sunmak ve memnun kalmasını sağlamak. Şikayet geldiğinde servis değiliz ama servislerimizi arayarak ilgilenmelerini sağlıyoruz. İnsan yapımı hatalar mutlaka oluyor ama şikayetleri en düşük seviyeye indirdik.
Çalışan Mutluluğu ve Sosyal Sorumluluk
Bi Demli Çay: Firmanızın metrekare veya fiziksel koşullarından bahseder misin?
Murat Tuncer: Caddesi üzerinde, Müftü Ahmet Hulusi İlkokulu'nun çapraz karşısındayız. Halk Caddesi'nin bir üst paralel sokağındayız. Biz biraz daha üst grup malzeme satmayı hedefliyorduk. Şu anda da hala aynıyız. Burası 270 metrekare giriş katı, yaklaşık 230 metrekare üst katı ve de 150 metrekare bodrumu olan bir mağaza. Bodrumu depo olarak kullanıyoruz. Üst katta fayanslarımızı sergiliyoruz. Giriş katta vitrifiye, batarya ve canlı teşhirlerimizi sunuyoruz. Yaklaşık 10-12 kişilik bir personele sahibiz. Depocumuz, aşçımız, muhasebecilerimiz, satış elemanlarımız var. Ama burada kolektif bir hava var. Personelimizin buraya isteksiz geldiğini görmek beni ciddi anlamda rahatsız eder. Biz de personel olarak çalışarak geldik. Çalışmış ayrılmış çoğu arkadaşımla hala iyi derecede görüşüyoruz.
Bi Demli Çay: Yani diğer insanlardan sizi ön plana çıkaran hem bu hizmetler hem de personelin mutluluğu diyebilir miyiz?
Murat Tuncer: Kesinlikle diyebiliriz. Ben bunda net eminim.
"Personel mutlu değilse, buraya gelirken ayağı düz gelmiyorsa, işini severek yapmıyorsa; benim için en önemli şey işini severek yapmadığını hissetmektir."
Çocuğum iç mimarlık okuyor demiştim. Ben hiçbir zaman zorlamadım. Hayatta istemediği bir işi yapmasını hiç istemedim. İstiyorum dedi. O zaman yolun açık olsun dedim, arkasındayım. Hepimizin hayatı inişli çıkışlı oluyor. Biz burada 10-12 kişi sıkıntılarımızı, dertlerimizi paylaşıyoruz. Arkadaş, abi kardeş gibi dostluklarımız var. Bazen bu Türkiye koşullarında suistimale açık olabiliyor ama ben öyle bir insan olmak istemiyorum, korkulan bir patron olmak istemiyorum.
"Para Her Şey Değil, Dost Kazanmak Önemli"
Bi Demli Çay: Bu düşünceye seni getiren ana sebep geçmişteki tecrübelerin olabilir mi?
Murat Tuncer: Çok küçük yaşta ticaretin içine girmek, dedemin yanında yetişmek... Ticaretin her zaman para kazanmak olmadığını öğrendim. Dedem zararını sattığı zaman ben gözüne bakardım, bana işaret ederdi. Müşteri gittikten sonra "Her zaman para kazanılmaz" derdi. Biz de burada arkadaşlarla belirli bir kar oranı kazandığımızda "Allah bereket versin" dediğimizde olay bitmiş oluyor. Müşterimiz de memnunsa hedefimiz burada 20-30 yıl sonra Yapıtaş'ın devamlılığı olsun, insanların her zaman koşarak geldiği bir yer olsun. Ben ne zaman Yapıtaş'ın olduğunu hissettim? Açtıktan 3-4 yıl sonra, birkaç müşterimiz sadece geçerken bana dedi ki "O gün oturdum neden öyle dediniz?" "Dedim ki, buraya her zaman insanın bir ihtiyacı olduğuna gelmesi değil. Bu adam tekstilciydi, bir başka sektördeydi. Buradan geçerken merhaba deyip bir çayınızı içmeye gelmesi, "Sizi merak ettim, ne yapıyorsunuz?" diye gelmesi. O zaman işte bir şeyler oturuyor, o zaman oluyor. Sadece iş sırasında değil, ama dost kazanmak. Biz her satışımızda bir dost kazanıyoruz, her müşterimiz bizim yeni bir dostumuz oluyor.
Bi Demli Çay: Yani dostluk ve aile birliğine verdiğin önemi hissediyoruz. Denizli'de yaşayanlara ne söylemek istersin?
Murat Tuncer: Çocukluğumuzun yurt dışına gidip gelmesinden kaynaklanan, tanıdık çok insan var. Mesela Almanya'dayken Denizli'ye dönmeyi hayal ederdik. Onlar da "Siz niye dönersiniz, ne var Türkiye'de?" derlerdi. Sonra onların memleketine gidince anladım. Denizli bambaşka. Burada çalışkan insanlar var, iş imkanı çok yüksek. Çalışmak isteyene iş var. Bence Türkiye'nin en güzel yerlerinden biri. Hiç kimse gerçekten para kazanıp çalışmak isteyen hiç kimse burada iş bulamazlık yapamaz. Yıllardır söylediğim bir şey var: Bir insan uzun süre iş bulamıyorsa kendini sorgulaması lazım. Denizli'de aç kalma şansının olacağını zannetmiyorum.
Yapıtaş'ın Kuruluş Hikayesi: "Cankardeşler mi, Yapıtaş mı?"
Bi Demli Çay: İşletmen şu an 11-12 çalışana ulaşmış, satış anlamında ve piyasada bilinirlik anlamında belli bir marka potansiyeline ulaşmış. Bu 11 sene nasıl geçti, Yapıtaş nasıl Yapıtaş oldu?
Murat Tuncer: Başka bir firmada idarecilik yapıyordum. Burayı açmaya karar verdiğimizde duygusal oluyorsunuz. O zamanlarda üç ortak gireceğiz dedik. Çok komik gelecek ama ne koyalım ismini diye düşündük. "Cankardeşler" dedik. Duygusaldık ya. Sonra inşaat sektöründen çok sevdiğim bir arkadaşım "Ne koyacaksınız ismini?" dedi. "Cankardeşler koyacağız" dedim. "Pide dükkanı mı, pideci mi, nakliyeci mi?" dedi. O kadar şey olmuşuz ki, Cankardeşler İnşaat Malzemesi domainini falan almışız internetten. Kafamıza koymuştuk. Çok bozulduktan sonra eve gittim, düşünüyorum. Dediği doğru, soruyorum herkes "Evet" diyor, "Yakışmıyor" diyorlar. Tabii o zaman için Yapıtaş diye Türkiye genelinde birçok firma var. Biz o yüzden Denizli Yapıtaş koyduk. Ama zamanla şu anda Yapıtaş'ın isim hakkı bizde. Tabii bence, insanlarda olduğu gibi isim ne kadar önemliyse, firmalarda da çok önemli.
Bi Demli Çay: Peki, bu sektörü açmak çok ciddi para gerektiriyor ama sizde öyle bir para yoktu. Nasıl oldu o zaman?
Murat Tuncer: Paramız vardı ama bu sektöre yetecek kadar değil. İlginç olan şu ki; bir firmadan ayrıldığımızda doğru şeyler yapmışız, insanları yanlış yatırımlara sürüklememişiz. Bir firmanın bayrağını taşırken başkalarını kötülememişiz. Bunu gördüm. Zaten yapmam. Denizli'deki sektördeki büyük firmaların çoğu beni aradı. "Murat ayrılmışsın, ne düşünüyorsun, ne yapmak istiyorsun?" diye. Teşekkür etmek için yanlarına gittim. Onur oldum, mutlu oldum ama biz bir şirket kurmak istiyoruz dedim. Esasında hala duygulandıran güzel şey şu: Gittiğim her kapı dedi ki "Bizim depomuz sizin deponuz. Ne satarsanız alıp satabilirsiniz. Ne koymak isterseniz mağazanıza koyabilirsiniz, satarsınız, tahsilatınızı yaparsınız, gelirsiniz." Hala insanlarla ilişkilerimiz esnaf diyebileceğimiz ya da bizim sektördeki insanlarla çok iyi. Hepsi de abi kardeş gibiyiz. Hatta bunun meyvesini daha sonra DİMSİAD diye bir derneğimiz vardı, Denizli İnşaat Malzeme Satıcıları ve İş Adamları Derneği. Buraya bir abim vasıtasıyla yönetim kuruluna girdim. İki dönem başkanlığını yaptım, beş yıl. Şu anda da başkan yardımcısıyım. STK'lar esasında önemli, kullanabilirseniz. Siz oraya bir şeyler verebilirseniz, oradan bir şeyler alabilirsiniz.
"Ben her zaman söylüyorum, STK'lar önemli. Şu an Ticaret Odası'nda dört senedir komitedeyim, nasip olursa önümüzdeki dönemde yine olacağım. İyi bir çevre oluyor, dostluklar oluyor. Hani dedim ya, dost kazanmak çok önemli. Hayatta dost kazanmak paranın, her şeyin önüne geçiyor."
Hayaller ve Türkiye Gerçekleri
Bi Demli Çay: Çok düşündün mü "Acaba yanlış mı yaptım, çocuklarıma yanlış mı yaptım?" diye?
Murat Tuncer: Tabii ki oldu. Çok büyük paralarla başlamadık. Tırnaklarımızla bir şeyler yapmaya çalıştık. Çok büyük paralarımız olmadığı için tabii insanların sorumlulukları da var. Burayı kapatmak demek sadece kapatmak olmuyor. Burada ekmek yiyen birçok insan, onların sorumlulukları, ortaklarımız var. Çocukları, aileleri... Ben çok uykusuz kaldığım günler oldu. 12 yıllık bu dönemde birkaç saat uykuyla geldiğim çok günler oldu ama çok şükür şu anda belli şeyler yerine oturdu, mutluyuz.
Bi Demli Çay: O ilk başta, bu iş fikir aşamasında olan zamanda bir hayalin varmıştır. Şu an o hayal ettiğin yerde misin yoksa daha mı ilerisindesin?
Murat Tuncer: Hayaller her zaman en üst seviyede durması gerekiyor. Oraya ulaşmak için bazı hayaller vardır, ulaşılması zor olması gerekir. Tabii ki insanların ulaşabileceği küçük hayaller de olacak. Çok şükür hayallerimize ulaşıyoruz ama istediğin yerde misin? Karnımızı doyurmak, sorumlu olduğumuz insanları doyurmak için evet, hırsım var ama kalkıp da daha, daha ben hiçbir zaman olmadı, olacağını da düşünmüyorum. Çok büyük hırslarım olacağını ama halimizden çok memnunuz Allah'a şükür. Onda bir sıkıntımız yok.
Murat Tuncer, içten sohbeti ve samimi cevaplarıyla bizlere ticari hayatta başarının sadece karlılıkla değil, aynı zamanda dostluk, dürüstlük ve insanlara değer vermekle geldiğini gösterdi. Denizli Yapıtaş İnşaat Malzemeleri'nin hikayesi, bir hayalin ve emeğin nasıl bir başarı öyküsüne dönüştüğünün canlı bir kanıtı.
Bölümü izlemek için
İlgili yazılar

Nuri Turgut: Kayseri'den Denizli'ye, Hukuktan Tekstile Uzan…
Coton Max'ın kurucusu Nuri Turgut, Bi Demli Çay'da Kayseri'den Denizli'ye uzanan yaşam öyküsünü paylaşıyor.…

Gül Şahin ile Okul Öncesi Eğitimin Temelleri ve Kariyer Yol…
Gül Anaokulu kurucusu Gül Şahin ile okul öncesi eğitimin önemi, kariyer hayatı, sosyal sorumluluk projeleri ve aile kavramı üzerine ilham veren bir sohbet.

Hamit Aydın: Bi Demli Çay'ın Perde Arkası ve Sponsorluk Yol…
Deneyim Fabrikası kurucusu Hamit Aydın, Bi Demli Çay'ın değer yaratma serüvenini, sponsorluk süreçlerini ve ekiple kurulan güçlü bağları Esat'a anlattı.
