Tüm yazılar
6 dk okuma

Önder Manisalı: Yolda Geçen Bir Ömür ve DNT Nakliyat'ın Hik…

Uluslararası nakliyatın duayeni Önder Manisalı, 'Bi Demli Çay'da DNT Uluslararası Nakliyat'ın kuruluşundan bugüne uzanan zorlu ve ilham verici yolculuğunu anlattı.

Önder Manisalı: Yolda Geçen Bir Ömür ve DNT Nakliyat'ın Hik…

Yolda Geçen Bir Ömür: DNT Uluslararası Nakliyat'ın Kurucusu Önder Manisalı ile Sohbet

"Bi Demli Çay" podcast'inin bu bölümünde, uluslararası nakliyat sektörünün duayen isimlerinden Önder Manİsalı'yı ağırladık. Kamyon arkasında başlayan, kendi ifadesiyle babasının teşvikiyle şekillenen bu yolculuk, bugün 110 tırlık bir filonun ve yüzlerce yol hikayesinin sahibi olan DNT Uluslararası Nakliyat'ın doğuşuna tanıklık etti. Önder Bey'in samimi sohbetiyle, nakliyeciliğin zorluklarına, fedakarlıklarına ve bu zorlu mesleğin sunduğu tatminlere değindik. Şimdi bu keyifli sohbetten sizler için derlediklerimize göz atalım.

Bir Şoförün Gözünden Nakliyeciliğin Dönüşümü

Bi Demli Çay: Önder Bey, öncelikle programımıza hoş geldiniz. Sizin gibi sektörün önemli bir ismini ağırlamak bizim için büyük bir keyif. Bize biraz kendinizden bahseder misiniz? Nasıl başladı bu nakliye serüveni?

Önder Manisalı: Hoş bulduk, çok teşekkür ederim. Ben 1964 Denizli Merkez doğumluyum. Babamın mesleğinden dolayı nakliyeciliğin içine doğdum diyebilirim. 1979-1980 yıllarında Denizli Endüstri Meslek Lisesi'nden mezun oldum. O dönemdeki ekonomik şartlar nedeniyle üniversiteye gidemedim ve babamın ısrarıyla, benim de çok sevdiğim nakliyecilik mesleğine başladım. 1980'den 1984'e kadar ehliyetsiz olarak babamın aracında çalıştım. 1984'te uluslararası taşımacılığa kendi aracımla başladım. Askerlik dönüşü, 1986'da tamamen yurt dışı seferlerine çıktım. Denizli'den tekstil ürünleri, seccadeler, hatta Nazilli'den kıl çadırlar taşıdım. Suudi Arabistan'ın birçok iline, köyüne kadar o kıl çadırları götürdüm.

Bi Demli Çay: Kıl çadır nakliyesi kulağa çok ilginç geliyor. Sonraki dönemlerde yurt dışı rotalarınız nasıl şekillendi?

Önder Manisalı: 1988'de Avrupa hattına başladım. Günün koşulları, kazancın iyi olduğu yere yönelmemizi sağlıyordu. Bazen İran, Suriye hattında çalıştım, bazen narenciye dönemlerinde Yunanistan'dan Almanya, Avusturya, Hollanda, Belçika'ya kadar tüm Avrupa'ya narenciye taşıdım. O zamanlar frigo dorseler yoktu, bu şekilde kendimizi geliştirerek taşırdık. 1995'e gelinceye kadar sabit bir hattım yoktu. 1995'te Almanya'dan marka bir araç aldım. Bugüne kadar unutamadığım anlardan biri, 1999'da Hollanda'dan aldığım Daf marka tırımı, fabrikadan kendim teslim alıp Türkiye'ye getirmemdi. Normalde Türkiye distribütöründen alınan araçlar Hollanda'da fabrikadan teslim edilmezdi ama buna özel olarak izin vermişlerdi.

Bi Demli Çay: Tek başınıza bu kadar yıl direksiyon sallamak, yolculuk yapmanın ne gibi fedakarlıkları oldu?

Önder Manisalı: Tek araçla o günkü koşullarda ayakta kalmak çok zordu. Eski teknolojideki araçlarla çalıştık. Şimdiki şoför arkadaşlarımız klimasız, vebostasız yola gitmek istemiyor ama bizim zamanımızda aracın içinde tüp yakarak ısınırdık, klima diye bir şey yoktu. Lastikler iç lastikli, şamrelliydi. Hayatımda bir günde yedi kez lastik değiştirdiğimi bilirim, avuç içlerim nasıl kanardı... Çocuklarımın doğumundan sonraki ilk birkaç gün içinde yola gittiğim, eşimin ameliyat olup hastaneden taburcu olmadan yükü teslim etmek için yollara düştüğüm zamanlar oldu. İngiltere'nin Manchester'ına kadar gidip dört-dört buçuk günde neredeyse hiç uyumadan geri döndüğümü hatırlıyorum. O kadar çok fedakarlık yaptık ki...

"O kadar çok fedakarlık yaptık ki... Çocuklarımın doğumundan sonraki ilk birkaç gün içinde yola gittiğim, eşimin ameliyat olup hastaneden taburcu olmadan yükü teslim etmek için yollara düştüğüm zamanlar oldu."

Geçmişten Günümüze Teknolojinin ve Yaşamın Değişimi

Bi Demli Çay: Çok zorlu koşullar tabii. Peki Avrupa'da o dönemde araç teknolojisi ve çalışma şartları nasıldı, bizimle benzer miydi?

Önder Manisalı: Avrupa bizden yaklaşık 15-20 yıl daha öndeydi. Biz 1956 model Fiat 682 gibi araçlarla başladık. Bugün birçok insan o arabanın kabinine oturup sürmez. Kapısı tersten açılırdı mesela. Manisa Belediyesi'nden almıştık o aracı. O günkü teknolojiyle bugünkü arasında inanılmaz farklar var, hem güç hem konfor açısından. Şimdiki araçlar taksilerden bile daha konforlu durumda.

Bi Demli Çay · Shot
Sen de hikâyeni kısa formatta paylaşmak ister misin?

Bi Demli Çay: Ailenizin, özellikle eşinizin bu süreçte ne kadar büyük bir desteği olmuştur kim bilir?

Önder Manisalı: Kesinlikle. Ben belki yollardaydım ama en büyük zorluğu ve desteği sağlayan eşimdi. Onun sabrı, gayreti sayesinde bugünlere geldik. Benim üç evladım, damadım, hepsi sağ olsunlar. DNT Nakliyat'ın 2005'ten sonraki başarısında onların yeri çok büyük. Onlar olmasaydı buraya gelemezdim. Emine ablamıza buradan çok selamlar iletiyorum. Gerçekten bir kadının sabrıyla bu noktaya gelmiş bir başarı hikayesi DNT Nakliyat.

"Ben belki yollardaydım ama en büyük zorluğu ve desteği sağlayan eşimdi. Onun sabrı, gayreti sayesinde bugünlere geldik."

Bi Demli Çay: Peki çocuklarınız bu işi devraldıktan sonra nasıl bir gelişim gösterdi DNT Uluslararası Nakliyat? Onlar bu işi sevdi mi?

Önder Manisalı: Eşimin desteğiyle birlikte, çocuklarımın bu konuyu çok sevmesiyle gelişti her şey. Ben ilk başta bu kadar büyümeyelim dediğimde bile, onlar "Baba, yapacağımız başka bir işimiz yok. Tek bir iş yapacaksak da bunu belli bir yere kadar getirelim" diye çok mücadele verdiler. Şimdiki çocuklar bu işin en zorunu yapıyor. Direksiyon başında değiller ama şoförleri yönetmek, şirketi bu konuma getirmek çok daha zor. Bana göre benden çok daha başarılılar. Ben belki bir şarkının dört mısrasını ezberleyemem ama Denizli'den çıkıp Almanya'ya kadar ezbere yolu tarif edebilirim. Onlar ise operasyonu yönetiyorlar.

DNT Uluslararası Nakliyat: Bugünün Başarısı

Bi Demli Çay: DNT Uluslararası Nakliyat, 2004 yılında kuruldu. O zamanlar ortaklıklar vardı ve 2015'te kendi yolunuza devam ettiniz. Bu süreç nasıl gelişti?

Önder Manisalı: Evet, 2004 yılında başlayan resmi bir ortaklık sonrası, 2015'in sonunda ortaklıktan ayrıldık. O günden sonra çocuklarımın büyük gayreti ve desteğiyle DNT çok hızlı bir şekilde büyüdü. Operasyonel anlamda da çocuklarımın işin başında olması çok önemliydi. Başlangıçta 13 arabamız vardı, sonra 28 çekiciyle başladık. Bugün 110 tane çekicimiz ve 165 tane dorseniz var. Denizli'deki sanayicilerimizin bize güvenip destek vermesiyle büyüdük, onlara da minnettarız.

Bi Demli Çay: Bu büyük filoyla kaç ülkeye hizmet veriyorsunuz?

Önder Manisalı: İstanbul'dan sonra Avrupa'da 16 ülkeye hizmet veriyoruz. Bir koli de olsa, bin koli de olsa fark etmez. Bu geniş çalışma alanımız büyümemizdeki en büyük etkenlerden biri oldu. Kaliteli çalışan ekibimiz, yurt dışındaki acentelerimiz ve dağıtım ağımız sayesinde en ufak bir hatamız olmadan hizmet vermeye çalışıyoruz.

Bi Demli Çay: Depolama hizmetiniz de varmış. Bu da lojistik sektöründe önemli bir fark yaratıyor sanırım.

Önder Manisalı: Evet, 17 bin metrekarelik bir alanda, 3 bin metrekare kapalı, 1200 metrekare ofis alanımız var. Aynı anda 13 rampada yükleme ve boşaltma yapabiliyoruz. Depolama hizmeti de üreticilerimiz için çok önemli. Depomuzda ürünleri muhafaza edip, istenilen tarihte müşterinin adresine teslim ediyoruz. Bu, lojistik sektöründe fark yaratıyor.

Açık Deniz
Açık Deniz'in yeni bölümlerini ve sponsorluk fırsatlarını keşfet.

Bi Demli Çay: Unutamadığınız, böyle sizi zor durumda bırakan ama ilginç bir anınız var mı?

Önder Manisalı: Kendi aracımla çalışırken, Denizli'den akşam 5'te çıkıp Cuma sabahı 10 civarı Avusturya'ya varmıştım. Müşteri, gönderen kişinin malın gecikmesiyle ilgili sürekli bahaneler üretmesinden dolayı çok öfkeliydi. O an 60-62 saat boyunca neredeyse 10 dakika bile uyumamıştım. Fabrikanın önüne vardığımda, öfkeli müşteriye elimdeki evrağı gösterdim. Evrakta Salı günü Denizli Gümrüğü'nden çıkış saati yazıyordu. Adam baktı ve tek söylediği "Sen gel bir duş al, dinlen" oldu. O günkü koşullarda o kadar fedakarlıkla yaptığımız bir işti ki...

Tır Şoförlüğü: Zorluklar ve Güzellikler

Bi Demli Çay: Önder Bey, gençlere tır şoförlüğünü tavsiye eder misiniz? Birçok genç işsizlikten şikayetçi, bu meslek onlar için bir seçenek olabilir mi?

Önder Manisalı: Bana sorarsanız dünyanın en güzel mesleği nedir diye, ben tır şoförlüğü derim. Neden mi? Babanız size hiçbir para verip Paris'e gitmenizi, Eyfel Kulesi'ni görmenizi söylemez. Ama bir tır şoförü bunların tamamını görür. Yükünü boşaltır, hafta sonu ise arabayı park eder ve Eyfel Kulesi'ni gezebilir. Dünyanın her yerini görür. Bugünkü koşullarda Türkiye şartlarında bir tır şoförünün aldığı para, piyasa koşullarının çok üzerinde. Hem gezer, hem bu ülkeleri tanır, hem de iyi para kazanır. Parasının bu kadar bereketli olduğu başka bir iş var mıdır bilmem. Her sektörün kendine göre zorlukları vardır ama tır şoförlüğünün hem zorlukları hem de bambaşka güzellikleri var. Herkese tavsiye ederim. Sadece gittiği yerde değil, giderken Türkiye'nin güzelliklerini, Avrupa'nın ve hatta Orta Asya'nın kültürel yapılarını görürler.

Bi Demli Çay: Önder Bey, bu keyifli sohbetiniz ve değerli deneyimleriniz için çok teşekkür ederiz.

Önder Manisalı: Ben teşekkür ederim, sağ olun.

"Bi Demli Çay"ın bu bölümünde, Önder Manisalı'nın hayat tecrübelerinden ilham verici hikayeler dinledik. Yola adanmış bir ömrün, azmin, fedakarlığın ve ailesiyle birlikte inşa ettiği başarılı bir işletmenin öyküsü, bizlere birçok ders verdi. Bir sonraki bölümde görüşmek üzere, çayınız demli, muhabbetiniz koyu olsun.


Bölümü izlemek için

#Önder Manisalı#Uluslararası Nakliyat#DNT Nakliyat#podcast#tır şoförlüğü

İlgili yazılar